Custom Search

”İzekleme” ile ”Adıllama” Etkileşimi

16 Ocak 2013 tarihinde tarafından eklendi.

 

Prof.  Dr. Ömer Demircan

             Sözel üretimde öge dışlama her ne kadar (ellipsis: dışlamak, atlamak >) “düşüm” olarak anılıyorsa da, ona bağlı bilgisel bir kayıp oluşmadığı için bu işleme “izleme”  (< bir ize indirgeme) denmiştir.  Sözgelimi (1)’de ayraç içine alınan ögeler: “o, o,  iken, birileri, onun, o,  -nin evin” dışlanmış olup; ya-zımsal birim olarak metinde yoktur (1).  Yücel, 2005: s. 7’den:

(1) (O) Yıllardan beri böyleydiø1ø2 işte, (o) evde  ya da sokakta (iken) (birileri) ne zaman (onun) canını yaksalar, (o) soluğu Meryem Ebe(-nin  evin)de alırdı ø1ø.

             “Adıllama” (pronominalisation), bir ad öbeğini (AÖ) ya da adlaşmış  bir öbeği (gerekli ulamsal, işlevsel ekleri koruyarak) gerçek bir “adıl”a  (daha doğrusu adıllı bir öbeğe) indirgemektir. Söz üretiminde adıllar “yeni  içerik” taşımayan ad işlevli birimlerin yerine: “daha önce verildi”,  “daha sonra ve-riliyor” ya da “biliniyor” anlamında seçilip o ad  öbeğine koşulan ulamsal, dizimsel ekleri de alırlar.  (1) örneğini izleyen ikinci tümcede(2) “Meryem Ebe” yerine üçüncü kişi  adılı “o”, nesnel “ona” biçimiyle tümceye girmiştir.

(2)           Kumru, (kendi) kafasına (birilerince) bir şey takıldığı zaman da ona koşardı ø1ø2,… (Yücel, 2005:7)

Yücel’den  (2005:7) alınan kesiksiz metinde (9) öncelenen iki kişi: Kumru, Meryem  Ebe arasında bir etkileşimden söz edilir. Meryem Ebe birin-ci tümcede  geçtiği, katılan olarak bilinen olduğu için, ikinci tümcede dolaylı nesne  (yararlanan) olarak onun yerine,o-na” seçilmiştir. Türkçede  nesnel bir izek bulunmadığı, odak seçilen (yani en yüksek vurgu alan) öge  dışlana-madığı için bu adıl (AÖ =) ‘ona’ zorunlu bir seçimdir. Bilinen olmak ile odak olmak ayrı işlemlerdir. Öyleyse ada göndermeler:

(3) i.  Gönderme önceki/sonraki ad ile özdeşse bilinen ad öbeği düşer.

     ii. Gönderme ad öbeği ile özdeş değilse o  bilinen AÖ adıllanır.

     iii. Odak seçilen öge adıllanabilir ama  dışlanamaz.

             Dışlanan bir ad öbeği yerine gerçek bir adıl kullanılmamışsa, orada düşmüş bir  adılın bulunduğu varsayılıyor ve o adıl, İngilizce “pronoun”dan bir  kısaltma: öncülü varsa ve uyumlu ise (PRO) ile, öncülü yoksa ve uyum-suz  ise (pro) olarak veriliyor (Kornfilt, 1984). Yukardaki iki örneğe (PRO)  ile gösterim uygulanırsa, işlem daha kolay anlaşılabilir.

(4) (PRO) Yıllardan beri böyleydiø1ø2 işte,  (PRO) evde ya da sokakta (iken) (PRO) ne zaman (PRO) canını yaksalar, (PRO) soluğu Meryem Ebe(-nin evin)de alırdı ø1ø2. Kumru, (PRO) kafasına (PRO) bir şey takıldığı zaman da ONA koşardı ø1ø2, (PRO) düşüp (PRO) bir yerini kanattığı zaman da (PRO koşardı ø1ø2), (PRO) so-kakta (iken) çocuklar(PRO) alay ettiği zaman da (PRO koşardı ø1ø2), (PRO) ana-sından ya da (PRO) kardeşlerinden dayak  yediği zaman da (PRO koşardı ø1ø2).

             İngilizce türü bir dille karşılaştırıldığında Türkçe (PRO-drop) “adıl  düşüren” bir dil olarak görülmektedir.  Bu açıklamaya göre adıllama işlemi ile izleme işlemi arasında  şöyle bir dönüşüm algılanır.

(5) Bilinen bilgi yüklü AD ÖBEĞİ Þ ADILLAMA işlemi Þ adıl DÜŞÜRME işlemi.

             Bu bakış açısına göre “bilinen içerik” taşıyan her ad öbeği önce bir  adılla anlatılır. Bu adıl kavramı sonra “gerçek” ya da “sanal” (boş) bir adılla  tümceye katılır. İngilizcede öznel olan ve öteki adıllar düşmez, ad öbeği ye-rine  gerçek adıl kullanılır. O dilde bir adılın düşmesi için bir tümceciğe önce  bağımlılaştırma işlemi uygulanır. Bu durumda Türkçenin İngilizceye göre  sınıflanması doğru da olabilir yanlış da. “Düşüm” daha genel, adıllama  ise daha dar bir işlemdir. Yalnızca adıllar düşmez, adıl-dışı ögeler de  düşebilir.

Yücel’den  (2005:7-8) alınan metinde (7,8) gerçek öge kullanımı ile izleme oranlarına  bakılırsa (6,8,9), adıllama izlemeden çok daha dar bir iş-lemdir. (7) içinde  toplam izlemeye göre gerçek öznel adıl kullanımı %3.84 (6.3), (düşen +  düşmeyen) toplam özne sayısı içinde gerçek ad özne/yapan kullanımı ise %30.12  çıkmaktadır. Buna %3.84 adıl kullanımı da katılırsa öznel düşüm oranı %66.04  olur. Ad olarak nesne kullanım oranı %30, adıl nesneye dönüşme %6.04’dir. %4 dolayında gerçek adıl özne, % 6 kadar gerçek adıl nesne kullanılan bir  dilde adıl düşümü değil de gerçekte ad öbeği düşümünden söz etmek gerekmiyor mu?

(6)

İzleme     oranlar ( Yücel     2005:7-8)’den

Toplam öge oranı : %

Toplam adıl/izek: %

6.1.     Düşümsüz (adıl, izleç ile) izleme

26 / 139

18.70

6.2.     Gerçek adıl kullanımı

19 / 139

13.66

6.3.     Gerçek öznel adıl kullanımı

7/182

3.84

7/83

8.43

6.4.     Gerçek nesnel adıl kullanımı

11/182

6.04

11/60

18.33

6.5.     Öbek içi (niteleyen, nitelenen düşümü)

36 / 139

25.89

6.6.     Gerçek ad özne, toplam özne içinde

25 /83

30.12

69.88

6.7.     Gerçek ad nesne, toplam nesne     içinde

18 /60

30.00

64.71

(7)

Tam     metin.      Düşenler ayraç içinde, özne ve nesnelerin     altı çizili, kaynak metin koyu yazılı.

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

(O)     Yıllardan beri böyleydiø1ø2 işte, (o)     evde ya da sokakta (iken) (birileri) ne zaman (onun) canını     yaksalar, (o) soluğu Meryem ebe(-nin  evin)de     alır-dı ø1ø2. Kumru, (kendi) kafasına (kendince) bir şey     takıldığı zaman da O-na koşardı ø1ø2,     (o) düşüp (kendisinin) bir yerini kanattığı      zaman da (ona koşardı), (o) sokakta (iken) çocuklar     (onunla) alay ettiği zaman da (ona ko-şardı) , (o kendi) anasından     (dayak yediği zaman) ya da (kendi) kardeşlerin-den     dayak yediği zaman da (o, ona koşardı).Meryem Ebe (ona) “N’oldu     ø1 ø2 SANa, (benim) doğuştan sürmeli(kız)ım?”     diyerek (o kendi) bağrına ba-sardıø Onu,     (onun) ne sorunu varsa (o) (onu) çözmeye çalışırdı     ø1ø2. (onun anası) Ona iki tokat     attı diye (o onun) anasını bile payladığı, (onlar)     Onunla alay ettiler diye (o o) mahallenin çocuklarını süpürge ile kovaladığı çok ol-muştu ø1ø2.     Neden ? (o onun) Kendi torunlarını bile böylesine canla     başla korumaması (biz) göz önüne alınacak olursa, (onun     bizce) tutarlı bir açık-laması yoktu ø1ø2     BUnun. (o, bize) İkide bir “O BENim elime doğdu!     ø1ø2” (o) derdi ø1ø2     ya , (o) mahallenin tüm çocukları Onun eline     doğduğuna gö-re, (biz) BUnu açıklamadan saymak (o bizce)     gülünç olurdu ø1ø2. Kumru-nun yeri     (onun için) başkaydı ø1ø2 işte. (o, onu     kendi) Kucağına oturtup (o onun) saçlarını     okşar ø1ø2, “(sen) Ağlama (benim) güzelim,     (sen) ağlama, (benim) doğuştan sürmelim,” diye (o) yineleyip dururdu ø1ø2. (o kendi)     İçi-ni çekerek (o, ken-di) gözlerini     (mendille) kurular, (onun) tüm sorunları (o-nun)     adından kay-naklanıyormuş gibi “(onlar) Kuş adı     koymayacaklardı ø1ø2 SANa, (onlar)     SANa bunu yapmayacaklardı ø1ø2, hem     de ötekin(i on-lar, yaptık) den son-ra!” diye (o     kendikendine bu sözü) mırıldanırdı ø1ø2. (sen)      “Kuşların ömrü kısa olduğu için mi (ona karşısın),     Meryem Ebe? diye (o,ona) sorardı ø1ø2     Kumru. O gene (ken-di) ini çeker     ø1ø2, “BU kız bir a-kıl küpü!”      diye (o kendikendine bu sözü) mırılda-nırdı ø1ø2,     (o) gene (onun) saçla-rını okşardı ø1ø2.     (ben sana ) “Öyle demek istemedim, ama SEN de bilirsin ki     kuşlar çok uzaklara gidebilir ø1ø2,” (o)     derdi ø1ø2 (ona). “Yani (onlar) ö-teki     dünyaya mı (gider)? diye (ona) sorardı ø1ø2     Kumru. Meryem Ebe te-peden tırnağa (kendini)     titrerdi ø1ø2. (sen ken-di) “Ağzını     hayra aç, (benim) gülüm,” (o) derdi. (senin) “Bacın     gitti ø1ø2  öbür dünyaya. Bir kız     (ona) yetmedi mi? BEN (sana) kuşlar çok uzak     memleketlere gidebilir demek istedim ” “BEN de     (oraya) gidecek miyim ki? (onlar benim) Adımı     Kumru koydular diye (ben) gurbete mi düşece-ğim?”      (sen oraya) “Düşmez-sin inşallah,” diye (onu) yanıtlardı     ø1ø2 Meryem Ebe. (sen oraya) “Gitmez-sin     inşallah, BEN SENi (oraya) bırakmam.”      Yücel, T. Kumru ile Kumru, s.7-8

Yukardaki metinde (7) satırlar numaralıdır. Bunlar (8) içindeki numa-ralarla çakışmaktadır. Düşen ögeler (7)’deki metne ayraç içinde  eklenmiş, gerçek özne ve nesnelerin altı çizilmiştir. Bir ögesi düşen özne/nesne  (8) içinde kü-çük harf ile gösterilmiştir. Düşüm oranı: 25/36 = %69.45 > %30.55 çıkıyor.

 (8)

    Düşen ögeler:      Kitap metni: koyu yazılı. İzleyen ekin altı      çizili, G=gerçek, Nn= adıl nesne,  Öö= adıl özne,     x:gizil, z: gerçek adıl, y: ettirgen

Gerçek

Dışlanmış

Gerçek      ad özne/ yapan ve nesneler

adıl

İz-

leç

Öznel

yapan

Nes-nel

Öbek

içi

    GizilEttir

gen

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

14

15

16

17

18

19

20

21

22

23

24

25

26

27

28

29

30

31

32

33

34

35

36

o, o,     iken, birileri, böyle

onun O,      nin evin

onun     kendi, kendince,

 x      z, o, kendisinin ona

    koşardı, O iken, onunla,     ona ko

şardı,      O, kendi,dayak yediği zaman o kendi

o, ona     koşardı, ona,

    benim, kız, o kendi,

 z     onun  o, onu, onun

anası,      z o, onun, onlar

 z     o, o,

o, onun     böyle z z

biz(ce),      x  onun bizce

bunun,     o, bize,   z  z z

 o,     o z

 biz o,     bizce,

 onun     için, o, onu, kendi o,

 onun,     y sen, benim, sen,

benim, o     o, kendi,

 o,     kendi, mendille, onun,

 onun,     onlar,

 onlar      x on-

lar,     yaptık-, o, kendikendine  bu sözü x

sen, ona     karşısın,

o ona      z ,  z kendi

    o, kendikendine bu sözü o, onun

öyle     ben, sana

z     o, ona, onlar,

 –       gider, ona

kendini,     sen, kendi

benim,     o, senin,

ona z     sana,

oraya     onlar benim

ben sen     oraya

onu, sen     oraya,

z z       oraya

N

Ö,

N

N

NN

GG

ÖG

G

N

NNN

ÖG

Ö

Ö

Ö

ÖN

G

G

N

+

+++

+

+

+

+

++

+

+

+

++

+

+

++

+

+

++

++

++

++

+

+

++

+

+

+

++

+

+

+

+

+

+

++

+

+

++

+

++

+

+

+

+

+

++

+

+

++

+

+

+

+

++

+

+

++

+

++

+

+

+

++

+

++

++

++

+

+

+

+

+

++

++

++

+++

+

+

+

+

+

++

+

Ö

Ö

Ö

N

N

Ö

nn

ÖnN

Ön

öö

Ö

Ö

n

Nn

NN

öN

Ö

ön

Ö

ÖÖ

ÖÖn

n

Ö

ÖÖ

ö ö ö

Ö

N

Ö

Ayrı      toplam

22

3

45

29

34+2

6

43

    Adıllar:                  (Ö = 7; N = 11; G = 7)

22

3

74

34

Adıllar     (düşümlü)

107

Gerçek /     düşümlü izleme

113

Toplam     izleme

139

Gerçek     ad-özne sayısı

25

Gerçek     ad-nesne sayısı

18

(9) Bir  metne bakılırsa, şu tür izleme işlemleriyle karşılaşılır

İzleme türleri      (Yücel, 2005:7-8)’den

Sayılar

Toplam

1.     Bir adıla dönüştürerek

2.     dışlama + bağlamda yer alan ayrımlarla

3.     dışlama + eylem değerliği ile (nesne için)

4.     dışlama + yinelemeden kaçınarak –


5.     izek ile izleme:5.1. Uyumsal     (Özne-yüklem)

5.2.      İkili (redundant) bağlama (ad öbeği içinde)

5.2.1. Niteleyen       5.2.1. Nitelenen / tümlenen

5.3.     Dışlayıcı izleme: 5.3.1. Öbek içi:     nitelenen / tümlenen (-kİ)

5.3.2. Çatısal katılan: eyleyen, ettiren,     etkilenen,…(Demircan, 2003:81-158)

22

05

20

05


47

26

02

06

02

 

52

 

 


 

83

 

 

Buradan  yola çıkılırsa, Türkçedeki kural (10): “göndergesi bilinen bir ad öbeği (bir adıla dönüşmeden) düşer; eğer bu ad öbeği izeklenemi-yor ise (sözgelimi odaklanıyor, ya da göndermesel karışıklık oluşuyorsa), o zaman  adıllanır biçiminde olmalıdır.

(10)      Bilinen bilgi yüklü AD ÖBEĞİ   Þ   DÜŞÜM, gerekirse adıllama.

Göndermeler: Demircan , Ömer (2003): Türk Dilinde Çatı, Papatya y. Kornfilt, Jaklin Case Marking,  Agreement, and Empty Categories in Turkish, Harvard U. Ph. D. Dis. (1987) Beyond binding conditions: the case of Turkish, Proc. of the IIIrd  conference on Turkish Linguistics (eds. Hendrik E. Boeschoten, Ludo Th.  Verhoeven) Tilburgh University P. 1987. s. 105-120. (1988): “NP deletion and  case-marking in Turkish”, (Sabri Koç ed.) Studies on Turkish Linguistics:  Proc. of the IVth  International Conference on Turkish Linguistics, ODTÜ y.  187-216. Yücel, Tahsin (2005): Kumru ile Kumru, (Roman), Can y. s. 7-8


[1]   İngilizcede dışlama için kullanılan “deletion” teriminin Türkçe anlamı da  “silme, silim”dir. Son yıllarda daha sıradan “drop” (düşüm) sözcüğü  kullanılıyor.

[2]   Demircan, TDD Tem.-Ağus. 2005

[3]   Boş birimlerden birincisi öznel “üçüncü kişiyi”, ikincisi öznel “tekil sayıyı” gösterir.

[4]   Bu eklerle oluşan biçimleri çekimsel görmek yapının anlaşılmasını güçleştirir.  Sözgelimi adılların ad olan çekimsiz sözcüklerin mi yoksa ad öbeğinin bütününün  mü yerini aldığı anlaşılmaz. Bu işlemi “adıl-ların yalın adın yerine geçip  dizimsel eklerin de ona eklendiği”ni söylemek daha uygundur.

[5] Türkçede öznel / nesnel düşüm (PRO-drop) üzerine birçok inceleme yayınlanmıştır.  Bunların bir özeti bundan sonraki yazıda verilecektir. Kornfilt (1984) doktora  tezinde (ve sonraki yazılarında) +adıl ve +ön-cüllü ve yüklemle uyumlu olan  düşümü PRO ile, +adıl, -öncüllü ve yüklemle uyumu olmayan düşüme pro ile göstererek incelemiştir. Verilen örneklerden bir çift  (1988, 35a/b): [pro  havuzda balık olması] güzel şeydir. [PRO havuzda balık olmak] güzel şeydir.  (1987:17a/b): Ahmeti [PROi sinemeye gitmek] istiyor ; *Ahmeti [proi sinemaya gitmesin]-i istiyor.  Orada (anaphoric) öncüllü anlamında kullanılıyorsa, (cataphoric) ardıllı olan (Yücel 2005, 1.  tümce) dışarda kalıyor.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Dertsiz Çoban Hikayesi