Custom Search

LYS Edebiyat Deneme Sınavı 3 – Çözümlü

14 Mayıs 2017 tarihinde tarafından eklendi.

1.İyi sanatın yüzölçümü biraz küçüktür; orada ancak ayrıcalıklı okurlar ikamet edebilir.
Yukarıdaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gerçek sanat yapıtlarında niceliğin değil, niteliğin önemli olduğu
B) Sanat değeri yüksek yapıtlara her zaman rastlanmadığı
C) Nitelikli sanat yapıtlarından anlayanların sayıca az olduğu
D) Bir yapıtın sanat değerinin küçük ayrıntılarda ortaya çıktığı
E) Gerçek sanatseverlerin toplumda azınlıkta kaldığı

 

2. Okur milleti ille de kamera arkasını görmek ister: “Bakalım bu yazar denen adam ne yer, ne içer, evinde nasıl yaşar? Günün hangi vakitlerinde yazmaya oturur? Yazarken hangi sancıları geçirir? Yazdıklarında kendisi ne kadar vardır? Hangi kahramanının arkasına sığınmıştır?”
Bu parçadaki “kamera arkasını görmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarı edebiyat tarihi içinde değerlendirmek
B) Yazarla samimi bir ilişki içinde olmak
C) Yazardan eserleri hakkında açıklama beklemek
D) Yazarı gerçek yaşamı içinde tanımak
E) Yazarı eserleri aracılığıyla tanımak

 

3. (I) Türk şiir geleneğinde değişimleri ve gelişimleri simgeleyen her akımda, çıkışta Oktay Rifat adına rastlarsınız. (II) Yeniliklerin şairidir o ve bu yenilikleri kendi çizgisi içine çekmeyi başarmıştır. (III) Akımlar, yenilikler, işlevlerini bitirip son bulur; gene de Oktay Rifat kazançlı çıkmıştır. (IV) Kalan nitelikli tortuda Oktay Rifat damgası vardır. (V) Geleneğin kalıplarına sıkışmadan geleneğin halkası olmuştur.
Bu parçada Oktay Rifat’la ilgili olarak numaralı cümlelerin hangisindeki açıklama yanlıştır?
A) I. cümlede, yeniliklere öncülük ettiğinden söz edilmiştir.
B) II. cümlede, yeniliklere kendi yorumunu katabildiği anlatılmıştır.
C) III. cümlede, günceli izlemekten zarar görmediğine değinilmiştir.
D) IV. cümlede, şiir geleneğimize katkısının olduğu belirtilmiştir.
E) V. cümlede, gelenekçi bir şair olduğu söylenmiştir.

 

4. Zamanla kavradım bu dizelerin ne anlama geldiğini… Gerçek yalnızlığın ne olduğunu… Gerçek yalnızlık; dostlar, tanışlar bir bir çekip gittikten sonra başlıyor. Bir, anılardır geriye kalan! Gün akıp gittikçe silikleşen, değişen, başkalaşan anılar…
Parçanın yazarının sözünü ettiği dizeler aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
B) Arıyorum yıllar var ki ben onu
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin
C) Mutluluk yalnız kendini görür
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür
D) Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
E) Zamanla nasıl değişiyor insan
Hangi resmime baksam ben değilim

 

5. (I) Aç tavuk için darı ambarı neyse, edebiyat adamı için de kitabevi odur. (II) Çünkü, edebiyat adamı herkesten farklı olarak kitapla beslenir. (III) Bir türlü gideremediği açlığı yüzünden her gün kitabevi önlerine sürüklenir. (IV) Çoğu kez satın almasa bile, kâğıt ve mürekkep kokusu solumak, kitaplara dokunmak, beyaz sayfalara dağılmış hurufat üzerinde göz gezdirmek için kitap rafları arasında dolaşır. (V) Bir de düşü vardır: Bir gün, raflarında dünyanın bütün kitaplarının yer aldığı bir kitabevine sahip olmak.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde karşılaştırma yapılmıştır?
A) I. ve II.          B) III. ve IV.          C) II. ve V.          D) I. ve III.          E) IV. ve V.

 

6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde düşsel öğelere yer verilmemiştir?
A) Sonu gelmese de hiçbir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
B) Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
C) Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
D) İhtiyar atlar gibi kapandım içime
Yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin
E) Elbette aşk beni geçer haritayı kendi çizmiş
Dağları iyi biliyor, nehirleri de

 

7. (I) Her insan başarılı olmak ister. (II) Başarının sırlarına dair sayısız makale ve kitap yazılması da bunun göstergesidir. (III) Başarılı olmak, başarıya ulaşmak, kişiden kişiye farklı yorumlanabilir. (IV) Bir insan başarılı olmak istiyorsa buna yürekten inanmalıdır. (V) Başarı, kendisini isteyene gider çünkü.
Numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisinde yanlış bilgi verilmiştir?
A) I. cümlede yan cümle, temel cümlenin nesnesidir.
B) II. cümle özne ve yüklemden oluşmuştur.
C) III. cümlede yüklem, edilgen çatılı yeterlik birleşik eylemidir.
D) IV. cümlede birleşik zamanlı eylem kullanılmıştır.
E) V. cümle yapıca basit bir eylem cümlesidir.

 

8. (I) Günümüz eleştirmenlerinin çoğu, bir yapıtı nasıl değerlendireceğini bilmiyor. (II) Romanı, şiiri, öyküyü aynı bakış açısıyla değerlendiren o kadar çok eleştirmen var ki. (III) Oysa hiçbir yapıt, tür özellikleri dikkate alınmadan değerlendirilemez. (IV) Her türün tekniği farklı, amaçları ayrıdır. (V) Romanın uzunluğuna bakıp öykü yazarını kısa yazdığı için suçlamak doğru olur mu?
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisinde yanlış bilgi verilmiştir?
A) I. cümlede “çoğu” sözcüğü belgisiz zamirdir.
B) II. cümlede birden çok edat vardır.
C) İli. cümlede birleşik yapılı sözcük yoktur.
D) IV. cümle sıralı cümledir.
E) V. cümle, dört yargı içermektedir.

 

9. Boğazından lıkır lıkır geçen
Şu suyun kıymetini bil
Nedir ki bu mavilik deme
Pencereden görebildiğin kadar
Göğün kıymetini bil
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Ayrılma (çıkma) durumu eki
B) Tamlayan eki
C) İyelik eki
D) Bulunma (kalma) durumu eki
E) Belirtme(yükleme) durumu eki

 

10. (I) Bizim saraylarımız bile göçebeliğimizin göstergesi. (II) İşte Topkapı Sarayı, çadırlı yerleşmenin taşlaşmışı… (III) Osmanlı Döneminde öyleydi de günümüzde farklı mı sanki? (IV) Göçebelikten, göçebe kafasından günümüzde kurtulduk mu? (V) Beş kuşak aynı binada oturan kaç aile vardır içimizde?
Bu parçayla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?
A) I. cümlede “bile” sözcüğü bağlaçtır.
B) II. cümlede özel ad, belirtisiz ad tamlaması biçiminde kurulmuştur.
C) III. cümlede bağlaç görevdeş iki sözcüğü bağlamıştır.
D) IV. cümle biçimce olumlu, anlamca olumsuzdur.
E) V. cümle özne, yüklem ve dolaylı tümleçten oluşmuştur.

 

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün yazımı doğrudur?
A) Çünki buna kimse inanmıyor.
B) Estağfirullah. sizi eleştirmek ne haddimize!
C) Makina mühendisi olmayı düşünüyor.
D) Bu cihaz, şofben zehirlenmelerine son verecek.
E) Kamyon şöförleri burada yemek yer.

 

12. Goethe’nin ( ) Genç Werther’in Acıları ( ) adlı romanı yayımlandığında Almanya’yı bir Werther modası sarmıştır ( ) Werther gibi giyinmek ( ) onun gibi sev-mek ( ) onun gibi ölmek ( )
Bu parçadaki parantezle belirtilen boşluklarda aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi kullanılmaz?
A) Tırnak          B) Parantez          C) Virgül          D) iki nokta          E) Üç nokta

 

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
A) Kriz sürerse ben işimden, sen de parandan olacaksın.
B) Yemek yenmiş, ocak başında sohbet başlamıştı.
C) Yağmur yağacağını size söylemiştim ve uyarmıştım.
D) Çekmecede çok sayıda resmî ve iş mektubu vardı.
E) Kül tablası, arka arkaya yaktığım sigara izmaritleriyle ağzına kadar dolmuştu.

 

14. Günün gerildiğini ilk fark edenler, sokaklarda özgürce gezinen başıboş köpekler oldu. Köpekleri, apartman çöplüklerinde yiyecek arayan kediler izledi. Şurda burda oyalanmayı bırakıp terk edilmiş virane evlere, inşaatlara, park ya da bahçelerdeki kuytuluklara sığındılar. Rüzgârın hızı da uğultusu da giderek azaldı ve sonunda büsbütün dindi. Öylesine dindi ki yapraklar kımıldamaz oldu. Her şey mutlak bir dinginliğe doğru akmaya başladı. Gökyüzü bu akışa uydu; önce alabildiğine aydınlandı, sonra da kurşuni bir renge dönüştü.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi yoktur?
A) Deyimlerin somutlaştırma gücünden yararlanma
B) İşitme ve görme duyusuna ilişkin ayrıntılar
C) Betimleyici anlatıma yer verme
D) Doğayı devinim içinde yansıtma
E) Kişileştirmeye başvurma

 

15. Alabalık avlarken değişmez kurallar vardır. Alabalık temiz ve soğuk sularda yaşar. Kirli ve sıcak sularda boşuna vakit kaybetmeyin; alabalık bulamazsınız. Kesinlikle gölgenizi suya düşürmeyeceksiniz. Avlandığınız bölgenin doğa örtüsüne uygun giyineceksiniz. Mutlaka çok sessiz olacaksınız. Yağmurdan sonraki bulanık suda avlanmayacaksınız. Yazın sıcak havada özellikle gölde zor balık tutarsınız, şansınızı zorlamayın.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi yoktur?
A) Kanıtlayıcı anlatıma başvurma
B) Dilin alıcıyı harekete geçirme işlevinden yararlanma
C) Göndergenin dil dışı gerçeklik olması
D) Öneri cümlelerine yer verme
E) Mecazdan kaçınarak gerçek anlamlı sözcükler kullanma

 

16. Veremli bir çocuğu anlatan bir roman okuyordum. Çocuk boyuna “Ağaçları göreceğim geldi, beni ağaçlara götürün, ağaç görmeden ölmek istemiyorum.” diyordu. Sabaha kadar, çocuğun ağaç sevgisi iliklerime işlemişti. Gün doğarken en yakın bahçeye koştum, ilk rastladığım ağacı öptüm.
Parçada sözü edilen romanda aşağıdaki anlatım niteliklerinden hangisinin bulunduğu söylenebilir?
A) Yoğunluk          B) Özgünlük          C) Yalınlık          D) Derinlik          E) Etkileyicilik

 

17. (I) Erozyon, bir ülke için en tehlikeli şeylerden biri. (II) Türkiye’nin toprak erozyonuna hep en ürkünç bir haber gibi bakıldı. (III). “Ülkemiz her yıl erozyon nedeniyle Kıbrıs kadar toprak yitiriyor.” tarzındaki haberlerden dehşet duyuldu. (IV) Toprak erozyonu kadar ciddi, belki ondan daha önemlisi, değerlerin erozyonudur. (V) Yıllardır inandığınız, güvendiğiniz, ayağınızı bastığınız tüm değerlerin birer ikişer ayağınızın altından kaydığını gözlemlemek hoş bir şey mi? (VI) En yıkılmaz sandığımız kurumların çöktüğüne, yükselen değerlerin peşine takılmış bir toplumun çılgın ve gözü kara biçimde baş döndürücü bir yolculuğa çıkmış olduğuna tanık olmak insana acı veriyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak ikinci paragrafa geçilmelidir?
A) II.          B) III.        C) IV.         D) V.           E) VI.

 

18. Şiir heveslilerinin ortak merakıdır. Ünlü bir şairi köşeye sıkıştırdılar mı sorarlar: — Bunun hazır reçetesi yok. Bu nedenle kitaplar dolusu öğüt veren de çıkıyor birkaç sözcükle meraklıları başından savanlar da. Aslında güzel şiirin nasıl yazılacağını açıklayandan çok, nasıl yazılmayacağını anlatan daha fazla. Ancak şu ortak kanıda birleşebiliriz: Güzel şiirin karşısında herkes önünü ilikliyor.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse parçada anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
A) Şiirde ölçü ve uyak gerekli midir?
B) Güzel şiir yazmak için ne yapmalı?
C) En beğendiğiniz şiiriniz hangisi?
D) Size göre şiir nedir?
E) Şiirin belli kuralları var mıdır?

 

19. Geçenlerde bir okurumuz yakınıyordu: “Ünlü yazarların kitaplarını tanıtıyorsunuz ama nice değerli kitap var ki hiçbir zaman bu şansa sahip olamadan kaybolup gidiyor. Biz onları ya bir rastlantı sonucu ya da bir arkadaşımız tavsiye ettiğinde okuyabiliyoruz. Sayfanızda bu tür kitaplara da yer vermenizi istiyoruz.” Ne kadar yerinde bir şikâyet.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) Tanıtımı yapılan kitaplar genellikle ünlü yazarlara ait kitaplardır.
B) Pek çok değerli kitap, tanıtımı yapılamadığı için layık olduğu ilgiyi görememektedir.
C) Kimi değerli kitapların okuyucularla buluşması tesadüfen olmaktadır.
D) Kitap tanıtımını ünlü yazarların eserleriyle sınırlandırmak yanlış bir tutumdur.
E) Tanıtımı yapılan kitaplar arasında öyleleri vardır ki okunmaya değmez.

 

20. Şu özel televizyonlarda, erkek spikerleri geçtik, kadın spikerlerin bile “Bizi izlemeye devam edin!” demeleri yok mu, ifrit oluyorum. Ayol, Türkçede “lütfen” diye bir kelimenin bulunduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa, “sizi izleyenleri” bir lütfenciğe bile layık görmüyor musunuz? Açıkça söyleyin de bilelim. Ne şanssız ve ne sabırlı bir milletiz biz! Çıkıyorlar karşımıza, sırıtık suratlarla bir “lütfen’i, bile çok görerek istediklerini istedikleri üslupla söylüyorlar, gıkımız bile çıkmıyor.
Bu parçada televizyon sunucularında olmadığı söylenen nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Türkçeyi düzgün ve etkili kullanma
B) İzleyicilere karşı duyarlı ve nazik olma
C) Zengin bir sözcük dağarcığına sahip olma
D) İçten ve sevecen olma
E) İş disiplinin gerektirdiği ciddiyette olma

 

21. İster inanın ister inanmayın, pek yakında insanlar akıl hastanelerine hücum edecekler. Hastaneler ihtiyaca cevap veremez olacak. Her caddede, her mahallede ruh sağlığı merkezleri açılacak. Gençler, çocuklar, orta yaşlılar, ihtiyarlar ömürlerinin geri kalanını ruh hekimlerinin kontrolünde geçirecekler. İnsanlar çerez gibi müsekkin (sakinleştirici) taşıyacak ceplerinde.
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
A) Ruh sağlığıyla ilgili sorunların yakında epey artacağı anlatılmak istenmiştir.
B) Gelecekten söz eden anlatım türü kullanılmıştır.
C) Dil göndergesel işlevle kullanılmıştır.
D) Öngörü ve tahmine dayalı yargılara yer verilmiştir.
E) Bilimsel bir makaleden alınmıştır.

 

22. Aşağıdaki dizelerin hangisinde teşbih (benzetme) yapılmamıştır?
A) Değirmen misali döner başım
Sevda değil, bu bir hışım
B) Zaman bir böcek gibi sinsi, kenarda
Koltukların didikler durur kadifesini
C) Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı
D) Ne hoştur kırlarda yazın uyumak
Bulutlar ufukta beyaz bir yumak
E) Ne istersin benden akşam saatinde
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın

 

23. Aşağıdaki dizelerin hangisinde kullanılan uyağın türü diğerlerinden farklıdır?
A) Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
B) Koca Mustâpaşa! Ücra ve fakir İstanbul!
Ta fetihten beri mümin, mütevekkil, yoksul.
C) Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer
Ay geçmiyor ki almayayım gamlı bir haber.
D) İnsanlar anlaşıldı cihanın da sırrı yok,
Kalsaydı tirkeşimde eğer tek bir altın ok.
E) Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir,
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.

 

24. Aşağıdaki dizelerin hangisinde 4+4 durak düzeni yoktur?
A) Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde
B) Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan kıldın demez
C) İçinde mi dışında mı?
Burgusunun başında mı?
D) Dut ağacından teknesi
Kirişten bağlı perdesi
E) Dertli gibi sarıksızdır
Ayağı da çarıksızdı

 

25. Günümüzde sadece nostaljik bir obje hâline gelen gaz lambaları, pek çoğumuzun çocukluk gecelerinin yâreni, anılara saklanan eski bir dostudur. Eski çocukların, eski gecelerinden kalma bir anıdır idare lambaları ya da yaygın adıyla “gaz lambaları”. (…)
Gaz lambaları konusunu hem yazar kimliği ile önemli başarılara imza atan hem de yıllardır Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gaz lambaları toplayan Adalet Ağaoğlu ile görüştük. Ağaoğlu, gaz lambaları biriktirmeye nasıl başladığını şöyle anlattı:
Bu parça aşağıdaki metin türlerinden hangisine örnek olabilir?
A) Sohbet          B) Röportaj          C) Deneme          D) Haber yazısı          E) Fıkra

 

26. Aşağıdakilerin hangisinde boş bırakılan yere ayraç içindeki sözcük getirilirse tanım yanlış olur?
A) — bir sorunu yerinde görme, inceleme, soruşturma yoluyla yansıtan gazete ve dergi yazısıdır. (röportaj)
B) Bir topluluğu belli bir düşünce doğrultusunda etkilemek, coşkulandırmak amacıyla yapılan konuşmaya — denir, (söylev)
C) Genellikle çocukları eğlendirerek eğitmek amacıyla uydurulan ve gerçek dışı olayların öykülendiği anlatıya — denir, (masal)
D) — bir kimsenin yaşamı boyunca başından geçen ya da tanık olduğu önemli olayları ve tanıdığı kişileri anlattığı yazı türüdür, (anı)
E) Herhangi bir konuda yazarın kesin sonuçlara varmadan görüş ve düşüncelerini anlattığı yazı türüne — denir, (makale)

 

27. Aşağıdakilerin hangisi sanat metinlerinin ayırıcı özelliklerinden biri değildir?
A) Dilin ağırlıklı olarak şiirsel işleviyle kullanılması
B) Yan anlam bakımından zengin olması
C) Bireysel bir yaratımın ürünü olması
D) Yoruma açık bir anlam içermesi
E) Göndergesinin dil dışı gerçeklik olması

 

28. Almanların Nibelungen’i, İspanyolların Le Cid’i, Yunanların Odysseia’si varsa, bizim de — var.
Bu cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) Bozkurt’umuz
B) Göç’ümüz
C) Ferhat ile Şirin’imiz
D) Oğuz Kağan’ımız
E) Alper Tunga’mız

 

29. Göktürk Yazıtlarıiçin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Edebiyat kadar tarih, sosyoloji, etnografya için de önemlidir.
B) Türk edebiyatının ilk yazılı ürünleri olarak değerlendirilir.
C) “Söylev” özelliklerinin ağır bastığı metinlerdir.
D) Uygur Türkçesinin tüm inceliklerini yansıtır.
E) Türklerin 8. yüzyıldaki yaşamını yansıtan canlı belgelerdir.

 

30. Aşağıdakilerden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) Karagöz oyununda Karagöz, okumamış halk kesimini, Hacivat ise aydın tabakayı temsil eder.
B) Orta oyununda en önemli kişiler Pişekâr ile Kavuklu’dur.
C) Meddah aksesuar olarak bir mendil ve bastondan yararlanır.
D) Halk hikâyelerinde olayların anlatımı nesir, konuşmalar ise nazım biçimindedir.
E) Halk hikâyeleri genellikle saz şairleri tarafından derlenmiş ve yazıya geçirilmiştir.

 

31. Aşağıdakilerden hangisi Aşık edebiyatının özelliklerinden biri değildir?
A) Halk dilinden uzaklaşılmadan doğal ve içten bir söyleyiş benimsenmiştir.
B) Nazım birimi dörtlük, ölçü hece ölçüsüdür.
C) Kalıplaşmış benzetme ve hayallere yer vermekten kaçınılmıştır.
D) Genellikle yarım uyaktan yararlanılmıştır.
E) Başlıca ürünler koşma, destan, semai, varsağıdır.

 

32. Aşağıdaki dizelerden hangisi bir taşlamadan alınmıştır?
A) Bir çanağı yoktur ayran içecek
Kahveyi bulunca fincan beğenmez
B) Kımıldanır hep dertlerim devinir
Yas ile sevincim yıkışır dağlar
C) Kalktı göç eyledi Avşar illeri
Ağır ağır giden iller bizimdir
D) Aşkın ateşidir sinemi yakan
Lütfuna erer mi çevrini çeken
E) Telgrafın tellerini arşınlamalı
Yâr üstüne yâr seveni kurşunlamalı

 

33. (—) şiirinde aşk, sevgili-rakip-âşık üçlüsü etrafında düşünülür. Hayal sistemi, toplumsal düzenin yansıması olarak saray istiaresi etrafında oluşturulur. Bu nedenle sevgili tıpkı bir hükümdar gibi tasvir edilir. Kudretlidir, lütuf ve ihsan sahibidir. Fakat aynı zamanda zalimdir. Sevilir, sevmez; kıskanılır, kıskanmaz. Naz eder. Âşık ise sevgilinin sarayının kapısında bir kuldur. Sevgilinin etrafındaki rakipler ile mücadele halindedir. Bir taraftan sevgilinin ilgisizliği, hatta zulmü, diğer taraftan rakipler, âşığı müthiş bir dert içinde bırakır.
Bu parçadaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
A) Halk          B) Divan          C) Tasavvuf          D) Tanzimat          E) Servetifünun

 

34. Aşağıdakilerden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
A) Kadı Burhanettin, tuyuğlarıyla tanınmış bir divan şairidir.
B) Vesilet’ün Necat, Süleyman Çelebi’nin mevlit olarak bilinen eseridir.
C) Fuzuli, Hadikat’üs-Süeda adlı eserinde Kerbela olayını anlatır.
D) Nabi “hikemi şiir” denilen didaktik tarzın en büyük ustasıdır.
E) Kâtip Çelebi, mahallileşme akımının en güçlü temsilcisi olup hece ölçüsüyle bir koşma yazmıştır.

 

35. Eski edebiyatımızda didaktik eserlerin gerek aydınlar gerek halk üzerinde önemli etkileri olmuştur. Yunus Emre‘nin Risaletü’n Nushive’si (I) Anadolu’da bu tarzda yazılan ilk eserlerdendir.
14. yüzyılda Âşık Paşa’nın Garipname’si,(II)
15. yüzyılda Mercimek Ahmet’in Kabusname’si,(III)
17. yüzyılda Nabi’nin Hayriye’si (IV) ve 18. yüzyılda
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ı (V) didaktik tarzda yazılan  ünlü eserlerdir.
Bu parçada numaralı yerlerin hangisinde belirtilen eser didaktik nitelikte değildir?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

 

36. — hikâye ve romanlarında kendisini gizlemez. Arada bir olay akışını keserek okuyucuya hitap eder, anlatılan şey hakkında soru sorar, bilgiler verir ve kendi düşüncesini bildirir. Eseri okuyucularla böyle konuşa konuşa devam ettirir. Bu tarz, meddahların hikâye anlatma yöntemidir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Namık Kemal
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Şemsettin Sami
D) Sami Paşazade Sezai
E) Recaizade Mahmut Ekrem

 

37. Edebiyatımızda ilk kalem kavgası — Döneminde, yeni edebiyatı savunan Recaizade Mahmut Ekrem ile eski edebiyat yanlısı — arasında olur. Birincisinin Zemzeme’sine karşılık diğeri — adlı eseri yazar.
Bu parçadaki boş yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Servetifünun – Ahmet Mithat Efendi – Dekadanlar
B) Tanzimat – Ziya Paşa – Harabat
C) Tanzimat – Muallim Naci – Demdeme
D) Servetifünun – Süleyman Nazif – Batarya ile Ateş
E) Fecriati – Tahsin Nahit – Jön Türk

 

38. I. Genel olarak aruzu kullanmakla birlikte heceyle yazdıkları şiirler de vardır.
II. Gazeteye önem vermişler, bu alandaki çalışmalarıyla örnek olmuşlardır.
III. Roman türünün gelişmesinde önemli katkıları olmuştur.
IV. Vatan, millet, özgürlük sevgisini dile getiren şiirler yazmışlardır.
V. Osmanlı tiyatrosunun modern bir tiyatro olması için büyük çaba harcamışlardır.
Yukarıdakilerden hangileri, Namık Kemal ile Tevfik Fikret‘in ortak yönleridir?
A) I. ve III.           B) II. ve IV.           C) III. ve V.          D) I. ve IV.            E) II. ve V.

 

39. Bir vakit gelirdi ki her ikisi de yorulur; çocuk küçücük eliyle ağzını saklayarak yalandan esnemeye başlar, Ahmet Cemil’in yorgun gözleri süzülürdü. Bir aralık uşak görünür:
— Hanımefendi haber göndermiş, küçük bey artık yorulmuştur, diyor…
sözüyle derse hatime verilir. Çocuk bir an evvel hareme gitmek, uşak da Ahmet Cemil’i bir an evvel evine götürüp evden avdet etmek için sabırsızlandıklarından, bunun çocukla uşak arasında bir sania olması da pek ziyade ihtimal altında olmakla beraber Ahmet Cemil aldanmayı tercih ederdi.
Bu metinle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
A) Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı romanından alınmıştır.
B) Romanın başkahramanı Ahmet Cemil’in özel ders verdiği anlatılmıştır.
C) Romanın yazıldığı dönemin sosyal zihniyetine ait unsurlara yer verilmiştir.
D) Uzun cümleler ve yabancı sözcükler kullanılmıştır.
E) Gözlemci anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.

 

40. Servetifünun şiiriyle ilgili aşağıdaki yargıların hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) Divan edebiyatının temalarına, hayal dünyasına ve mazmunlarına geri dönülmüştür.
B) Aruz ölçüsünün heceden üstünlüğü savunulmuştur.
C) Arapça ve Farsçadan alınan sözcük ve tamlamalara aşırı ölçüde yer verilmiştir.
D) Batı’dan alınan sone, terzarima gibi nazım biçimleri kullanılmıştır.
E) İç ahenge, biçim mükemmelliğine önem verilmiştir.

 

41. Aşağıdakilerden hangisi Cenap Sahabettin ile Ahmet Haşim’in ortak bir yönü değildir?
A) Tüm şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmaları
B) Sanat hayatlarına aynı edebî toplulukta başlamaları
C) Aşk, tabiat gibi bireysel temaların dışına çıkmamaları
D) En çok serbest müstezat biçimini kullanmaları
E) Bulundukları edebî topluluk dağıldıktan sonra başka bir topluluğa katılmamaları

 

42. Tanzimat Dönemi’nde Şinasi’nin başlattığı ama çeşitli sebeplerle ihmal olunan dilde sadelik çığırı, İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde Mehmet Emin Yurdakul
(I), Cenap Sahabettin (II), Ziya Gökalp (III) , Rıza Tevfik Bölûkbaşı (IV) ve Yahya Kemal Beyatlı (V) aracılığıyla tekrar hayata geçirilmiştir.
Bu parçadaki bilgi yanlışının giderilmesi için numaralı adlardan hangisinin çıkarılması gerekir?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.           E) V.

 

43. Denizlerden
Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
Bilsen
Melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
Ne sen,
Ne ben,
Ne de hüsnünde toplanan bu mesa,
Ne de alam-ı fikre bir mersa
Olan bu mai deniz,
Melali anlamayan nesle aşina değiliz.
Bu şiirin nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sone         B) Serbest müstezat           C) Terzarima          D) Murabba          E) Muhammes

44. Aşağıdakilerden hangisi Faruk Nafiz Çamlıbel’in özelliklerinden biri değildir?
A) İlk şiirlerinde aruzu kullanması
B) Beş Hececiler’den biri olması
C) Memleket edebiyatına öncülük etmesi
D) Manzum tiyatro eserleri yazması
E) Hikâyelerinde kasaba yaşamını yansıtması

 

45. Türk edebiyatında roman ve hikâyenin gelişmesiyle ilgili aşağıdaki açıklamaların hangisi, parantez içindeki örnekle eşleştirilemez?
A) Tanzimat Dönemi’nde en çok işlenen konulardan biri Batılılaşmadır.(Felâtun Bey ile Rakım Efendi)
B) Servetifünun Dönemi’nde sanatta faydanın yerine zevk öne çıkmış, bireysel temalar işlenmiştir. (Aşk-ı Memnu)
C) Millî Edebiyat Dönemi’nde, devleti içinde bulunduğu durumdan kurtarmak amacıyla ulusal tarihten seçilen konulara yer verilmiştir. (Kızıl Elma Neresi?)
D) Cumhuriyet Dönemi’nin ilk yıllarında Anadolu’ya açılma ve Anadolu insanını tanıma düşüncesi egemen olmuştur. (Sodom ve Gomore)
E) Cumhuriyet Dönemi’nde bireyin iç dünyasına yönelen eserler 1940 sonrasında daha çok görülür. (Yalnızız)

 

46. Günün birinde, kim önerdi hatırlamıyorum, o güne dek yazdıklarımızdan seçmeleri bir araya getirip ortaklaşa bir kitap çıkarmayı düşündük. Yaşar Nabi’nin evinde o iş için özel toplantılar yapıp el birliğiyle şiirleri ve yazıları seçtik. Kitaba bir ad bulmak gerekiyordu. Sonunda — adı üzerinde birleşildi.
Bu parçadaki boş yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Genç Kalemler           B) Garip            C) Yedi Meşale          D) Gönülden Sesler           E) Dinle Neyden

 

47. Akşam olmaya başlamıştı. Köye yaklaşınca ortalığı büsbütün bir kızıllık kapladı. Kırmızı bir deniz gibi parlayıp kımıldayan bu bir karış boyundaki kuru bozkır otlarının üzerinde upuzun gölgem yatıyor ve gölgemin başı, ileride, aralarından yer yer çekirgeler fırlayan bu otların arasında kayboluyordu.
…..
Geçenlerde şehre gittiğim zaman maarif müdürü bana biraz tuhaf muamele etti. Kızıyor da kızdığını belli etmeyip alay etmeyi tercih ediyor gibiydi. Neden diye merak ettim. Sonra laf arasında: “Siz okul dışındaki işlerle de uğraşacak vakit bulabiliyorsunuz galiba, talebeniz pek mi az?” dedi. “Az değil ama o da vazifem değil mi?” diye cevap verdim. (Asfalt Yol- Sabahattin Ali)
Bu metinden hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kahraman anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.
B) İlk paragrafta betimleyici, ikincide öyküleyici anlatım ağır basmaktadır.
C) Bir köy öğretmeninin yaşamı çevresinde köy sorunlarının anlatıldığı bir hikâyeden alınmıştır.
D) Yazar, toplumcu gerçekçi anlayışa bağlıdır.
E) Yazar, Çehov tarzındaki hikayeleriyle tanınmıştır.

 

48. Yaşar Kemal’le ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Romanlarında köy ve köylü gerçeğini destansı bir anlatımla yansıtmıştır.
B) Romanlarının çoğunda Çukurova’yı, Torosları, kan davasını, ağalık ve toprak sorununu işlemiştir.
C) Pek çok yapıtında Anadolu’nun efsane ve masallarından yararlanmıştır.
D) Bereketli Topraklar Üzerinde adlı romanı, doğa betimlemelerindeki başarısının doruk noktası sayılır.
E) Bir Bulut Kaynıyor, Bu Diyar Baştan Başa adlı yapıtlarıyla modem röportaj yazarlığının da kurucusu olmuştur.

 

49. 1950 sonrası edebiyatımızda şiir, roman, eleştiri, fıkra ve deneme türündeki yapıtlarıyla etkili olmuş sanatçılarımızdandır. Şiirleri barış, özgürlük, insan sevgisi, yarın inancı gibi toplumsal temalardan bunaltı, yalnızlık, umutsuzluk, aşk, ölüm gibi bireysel temalara; destansı deyişlerden zengin bir imge örgüsüne dayalı lirik bir söyleyişe; halk şiirinin ses ve biçim özelliklerinden divan geleneğinin yeni şiirin estetiğiyle yoğrulmasına uzanan bir bileşimdir. Romanlarında Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarından 1960’lara uzanan bir zaman dilimi içinde kent insanını, ekonomik ve siyasal koşullar içinde yansıtmayı amaçlamıştır.
Bu parçada tanıtılan sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Attila İlhan
B) Fazıl Hüsnü Dağlarca
C) Orhan Asena
D) Salah Birsel
E) Orhan Kemal

 

50. Şairaneliği kovma adına edebî sanatlara, imgeye ve duyguya boş vererek sokaktaki insanı hayatıyla ve diliyle şiire sokan —, daha önceki yenilik arayışlarında da görülen kendine yer açma amaçlı aşırılıklarını giderek törpülemişler, kamuoyunun ve sanat dünyasının ilgisini yeterince çektikten sonra, zamanla ilkelerinde yumuşamaya gitmişlerdir.
Bu parçadaki boş yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Garipçiler          B) Maviciler           C) Hisarcılar           D) Yedi Meşaleciler          E) İkinci Yeniciler

 

51. I. Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış;
II. Dün fena sıkıldım akşama kadar
İki paket cigara bana mısın demedi
III. Ne denizler gördüm hiç anmamışımdır
Bir sesim ben git git o binlerce yıldır
IV. İki gözüm görmez benim
Kimse halim sormaz benim
Numaralanmış dizelerde, aşağıdaki şiir geleneklerinden hangisinin örneği yoktur?
A) İkinci Yeni şiiri          B) Halk şiiri           C) Birinci Yeni şiiri           D) Öz şiir           E) Toplumcu şiir

 

52.Ben uyandım bir aşk demekti bu dünyada
— Sesin, bir gülü bırakmak gibi bir şeydi.
Karaydım, kâğıt gibiydim yaşamalarda
Adım görseniz her gün o denizlerdeydi
Bin yıl bir M sesiydim aşağı Mısır’da.
Bu dizeler, İkinci Yeni şiirine ilişkin aşağıda verilen özelliklerden hangisine örnek oluşturmaz?
A) Anlatımda açıklıktan uzaklaşma
B) Yeni sözcükler oluşturma
C) İçsel, bireyci bir anlayışa yönelme
D) Duygu ve çağrışımlara yaslanma
E) Ses uyumuna, ritme önem verme

 

53. Bu direniş senin için ey halk
Bu çığlık senin kollarınla
Yıkılsın şu köhne dünya
Ve coşkuyla yeniden kurulsun diye çınlatıyor hayatı
Bir yol kavşağındasın fakat
Mutlaka değişecek kaderin
İçerik ve biçim özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, bu şiirin aşağıdaki şairlerden hangisi tarafından yazıldığı söylenebilir?
A) İlhan Berk
B) Faruk Nafiz Çamlıbel
C) Nihat Behram
D) Ahmet Muhip Dıranas
E) Orhan Veli Kanık

 

54. İstanbul’dan ayva da gelir, nar gelir
Döndüm baktım, bir edalı yâr gelir,
Gelir desen dar gelir;
Gün aşırı alacaklılar gelir.
Anam anam
Dayanamam,
Bu iş bana zor gelir.
Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Serbest ölçüyle yazılmıştır.
B) Redife yer verilmiştir.
C) Halk söyleyişlerinden yararlanılmıştır.
D) Millî Edebiyat geleneğine bağlıdır.
E) Tema geçim sıkıntısıdır.

 

55. Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır? 
A) Latife Tekin, Berci Kristin Çöp Masalları’nda köy gerçekliğini ve varoşlardaki yaşamı, sözlü edebiyattan ve Latin Amerika kökenli büyülü gerçekçilikten yararlanarak yansıtmıştır.
B) Öykü ve romanlarında düş ile gerçeği iç içe veren Nazlı Eray, Beyoğlu’nda Gezersin adlı romanında fantastik ve polisiyenin iç içe geçtiği bir öyküyü anlatır.
C) Orhan Pamuk’un Tehlikeli İlişkilerinde konu, İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun arasındaki aşktır.
D) Veda, biyografik romanlarıyla tanınan Ayşe Kulin’in kendi aile hikâyesini üç nesil öncesinden başlayarak yarı kurgusal biçimde aktarmaya başladığı üçlemesinin ilk romanıdır.
E) Günümüz yazarlarından Hasan Ali Toptaş’ın Gölgesizler, Kayıp Hayaller Kitabı, Bin Hüzünlü Haz adlı romanları, postmodern edebiyatın örnekleri arasındadır.

 

56. Jean Moreas 1886 yılında bu akımın bildirgesi niteliğindeki yazısında “Bizim şiirimiz, sıradan anlatımın, sözde duygusallığın, nesnel tanımlamanın düşmanıdır” der. Ona göre şiir, düşünceyi duygusal bir biçimde örter. Doğadaki her olayın gerisinde bir düşünce vardır. Gördüğümüz, algıladığımız şeyler, düşüncenin dış görüntülerinden başka bir şey değildir. Başka bir deyişle önemli olan, görünen değil, onun gerisindekidir.
Bu parçada söz konusu olan edebiyat akımı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Klasisizm          B) Romantizm           C) Parnasizm           D) Sembolizm            E) Fütürizm

test-3

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.