Custom Search

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları

29 Nisan 2019 tarihinde tarafından eklendi.

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

Cumhuriyetin ilanı olan 1923’te başlamış günümüzde hala devam etmektedir Bu dönem için Çağdaş Türk Edebiyatı ifadesi de kullanılmaktadır

GENEL ÖZELLİKLERİ

  •  Tanzimat’tan Cumhuriyete kadar devam eden sade dil çalışmaları başarıya ulaşmıştır
  •  Yazı dili konuşma diline yaklaştırılmıştır halk dili ile edebiyat dili yakınlaşmış yerel söyleyişlere yer verilmiştir
  •  Memleketçilik sanat anlayışı hâkimdir
  •  Edebiyat İstanbul dışına çıkmıştır
  •  Tarihimiz ve halkımızın gerçekleri yansıtılmıştır
  •  Milli edebiyat ile başlayan Anadolu’ya yönelme bu dönemde ana ilke olmuştur
  •  Atatürk ilkeleri ve inkılapları halka anlatılmaya çalışılmıştır
  •  Bu dönemde  yazılan eserlerde mekân İstanbul dışına çıkmıştır
  • Sanatçılar sadece İstanbul’dan değil Anadolu’nun her yerinden yetişmiştir

CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA ELE ALINAN KONULAR ŞUNLARDIR:

Cumhuriyetin kuruluşu, Atatürk ilke ve inkılapları, Türk tarihi, memleket, millet, uygarlık, Adalet, Anadolu, Gurbet, Yalnızlık, Bunalım, bireyin iç dünyası, Anadolu’ya özgü Efsaneler masallar ve mitolojiler, kentlerdeki ve köylerdeki hayat, yurt dışına göçen işçiler vs.

Cumhuriyet döneminde türler 4 başlıkta incelenir:

  • 1- öğretici metinler
  • 2- şiir
  • 3- roman ve hikâye
  • 4- tiyatro

HİKÂYE TÜRÜNÜN TARİHİ GELİŞİMİ

Hikâye (öykü), yaşanmış veya yaşanabilir bir olayı veya durumu, kişiyi, yer ve zaman belirterek anlatan edebî bir türdür. Kişi, olay veya durum, yer (çevre, mekân) ve zaman olmak üzere dört yapı unsurundan oluşur. Ayrıca her hikâyede bir anlatıcı vardır. Anlatıcı, belirli bir bakış açısıyla olay veya durumu aktarır. Bir çatışma üzerinde şekillenen hikâyede olay sayısı azdır ve kişi kadrosu dardır. “İç konuşma”, “iç çözümleme”, “bilinç akışı” gibi anlatım teknikleri kullanılabilir.

Hikâyede insan ve toplum hayatının en önemli, etkili olayları veya durumları ele alınır; okurda zevk ve heyecan uyandırmak amaçlanır.Hikâye türü, tarihî süreç içinde olaya dayalı bir tür olarak gelişmiştir. Herhangi bir olayın belli bir düzen içinde merak unsuruyla ele alındığı bu hikâye tarzına “olay hikâyesi” denir. Olayı arka planda tutarak yaşamın belli bir kesitini ele alan hikâye türüne ise “durum hikâyesi” denir.

Dünya edebiyatında hikâye türünün ilk örneği, İtalyan yazar Boccaccio’nun (Bokaçyo) Decameron

Hikâyeleri (Dekameron) kabul edilir. 18. yüzyılda Voltaire (Volter), hikâye türünde eserler vermiştir.

19. yüzyılda romantizm ve realizm akımlarının etkisiyle de Batı’da hikâye türü karakteristik özelliklerine ulaşmıştır. Alphonse Daudet (Alfons Dode), Guy de Maupassant (Giy di Mupason) gibi sanatçılar bu türde eser veren sanatçılardır. Guy de Maupassant klasik hikâye türünün temsilcisidir. Rus yazar Anton Pavloviç Çehov (Anton Pavloviç Çehov) ise durum hikâyesinin temsilcisidir.

Edebiyatımızda destan, masal, halk hikâyesi, meddah hikâyeleri, mesneviler hikâyeciliğimizin ilk örnekleri olarak verilebilir. Batılı tarzda ilk hikâye örnekleri edebiyatımızda Tanzimat Dönemi’nden itibaren verilmeye başlanmıştır. Tanzimat’tan sonra Edebiyatı Cedide Dönemi’nde de tekniğin güçlü olduğu hikâyeler yazılmıştır. Millî Edebiyat Dönemi’nde ise sanatçılar millî kaynaklara yönelmişler; millî tarihi, Anadolu’nun sosyal hayatından konuları hikâyelerde ele almışlardır.

Jale DARICI

DOSYANIN TAMAMINI WORD HALİNDE İNDİR

 

 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz