Custom Search

Kerem ile Aslı

15 Haziran 2014 tarihinde tarafından eklendi.

KEREM İLE ASLI ÖZETİ:

Eski zamanlarda İran’ın İsfahan şehrinde bir hükümdar yaşar. Bu hükümdar memleketine çok güzel bakar, devleti adil bir şekilde yönetir. Elinde her şeyi vardır. Para ,pul ,akla hayale gelmeyen her şey ama bir tek evlat sevincini tadamamıştır. Bu da onu üzmeye yetiyordur. Hükümdarın bir de Keşiş hazinedarı vardır. Hükümdar gibi o da evlat sahibi olamamasından yakınır. Bir gün Keşiş hükümdarın yanına gider. Hükümdar da ona dertlenir. Keşişe ,bir gün ölüp gittiğinde arkasında malını mülkünü bırakacak kimsenin olmadığını yakınır. Keşiş’te ona bir bahçe inşa ettirmesini söyleyerek tavsiyede bulunur. Bu bahçeyi yaptırırsa halkının gönlünü avutacağı, boş zamanlarında vakit geçirebileceği bir yer olacağını söyler. Hükümdar ertesi gün tüm mühendisleri,mimarları saraya çağırarak bahçenin inşaatına başlanmasını söyler.

Bahçenin inşaatı tam bir yıl sürer. Bir senenin sonunda kuşların cıvıldamasıyla dolu, rengarenk çiçeklerin kokularının etrafını sardığı bir bahçe haline gelir. Bu bahçeye gelenler acı ve kederlerini unutur. Bir gün hükümdarın karısı Hanım Sultan ile Keşiş’in karısı bahçeyi gezmeye çıkarlar. Gezerlerken karşılarına fidan satan bir köylü çıkar. Keşiş’in karısı ve Hanım Sultan birer fidan alıp bahçeye dikerler. Fidanları tıpkı çocuklarıymış gibi severler. Bu iki hatun vakitlerini burada geçiriyorlardır. Aylar geçer ,fidanlar büyür ama hiç meyve vermez. Hanım Sultan ağaçların meyve vermediğini söylenirken ,ağaçların dibinde uyuyakalır. Rüyasında bir adam bu ağaçların meyve vereceğini söyler. Hanım Sultan hemen gördüklerini Keşiş’in karısına anlatır ve hemen bahçeye giderler. Bahçeye gittiklerinde ağaçta bir elma görürler. Hanım Sultan bu elmayı ikiye böler. Elmalarını yerken birbirlerine söz verirler. Hanım Sultan’ın oğlu olursa ,Keşiş’in karısının kızı olursa kızını oğlana verecektir. Akşam olur ve hamile kalırlar. Aylar geçmiş ,Hanım Sultan ve Keşiş’in karısı doğururlar. Hanım Sultanın oğlu,Keşiş’in karısının kızı olur. Hükümdar oğlunun adını Ahmet Mirza, Keşiş ise kızına Kara Sultan adını koyar. Bu sevinçle sarayda günlerce şenlikler düzenlenir, hapishanedeki mahkumları serbest bırakırlar, fakir, fukaraya sadakalar verilir.

Bir gün Keşiş kendi kendine düşünür. Hükümdarın oğluyla kızının evlenmesinin dinen uygun olmadığı kararına varır. Ne yapıp ne edeceğini bir de karısına danışır. Karısı da çocukların büyümesinden sonra kızlarının öldüğünü söyleyip burayı terk edebileceklerini söyler .İki sene sonra Keşiş, kızının öldüğünü hükümdara bildirmiş ve onun acısıyla artık buralarda duramayacağını, bu şehri terk edeceğini söyler. Hükümdar da onun bu isteğini geri çevirmez. Keşiş İsfahan’dan biraz uzakta Zengi köyüne yerleşir. Hükümdarın oğlu Ahmet Mirza okula başlar. Sofu adında bir arkadaş sahibi olur .Okula birlikte gidip gelirler. Seneler geçer ;ikisi de büyür, 13 yaşlarına girerler.At binmeyi o kadar güzel öğrenirler ki 40 yıllık binicilere taş çıkarırlar. Üstünden iki sene daha geçer ve Ahmet Mirza yakışıklı bir delikanlı olur. Sadece kızları kendine hayran bırakmakla yetinmeyip , yaşlı kadınları bile kendine hayran bırakır.

Ahmet Mirza bir gece rüyasında güzel bir kızın emsalini görür.Sabah uyanır uyanmaz bu rüyasını arkadaşı Sofu’ya anlatır. Ahmet Mirza ve Sofu dolaşmaya çıkarlar. 3 saat sonra Zengi köyüne ulaşırlar. Köyün en zengini olan Keşiş’in evine konuk olurlar birbirlerinden habersiz. Kendilerini farklı şekilde tanıtırlar. Uzun süre burada kalırlar. Bir gün Sofu ile Mirza ava çıkmaya karar verirler. Ahmet Mirza , yolda giderken bahçeye rastlar.Bahçenin içine girdiğinde bir köşk görür.Köşkün önünde bir havuz, havuzun kenarında rüyasında gördüğü kıza benzeyen bir kız görür. Kızın üstüne atlar.Gözlerinden ,yanağından ,dudağından öper. Kız neye uğradığını şaşırır. Kız ,Mirza’dan kurtulamayınca yalvarmaya başlar. Ama nafile… Ahmet Mirza tekrar kızın dudaklarına yapışır ve kızı bayıltıncaya kadar bırakmaz. Kız bayılınca onu bir ağacın altına götürür ve üstüne bir su serperek uyandırır. Sonra birbirleriyle tanışırlar. Kız kendini Keşiş’in kızı Kara Sultan olarak tanıtır. Mirza kıza aslın nedir diye sorduğunda kız cevap veremiyordur çünkü aslının ne olduğunu bilmiyordur.

Mirza aslın nedir diye sorduğunda o da kerem eyle diye cevap verir. Bu Mirza’nın hoşuna gitmez ve kızın ismini “Aslı” , kendinin ismini “Kerem” olarak koyar.Bu iki genç birbirlerine çok aşık olurlar.Vakit gelince birbirlerinden ayrılırlar.Kerem saraya döndüğünden beri günden güne Aslı’nın aşkından yanıyordur. Hükümdar oğlunun bu haline çok üzülür.Oğlunun derdini sorar ama Kerem duygularını sazla anlattığı için anlamaz.Hükümdar en iyi hekimleri, şifacıları ,müneccimleri ,falcıları çağırır ama nafile.Bir gün Kerem pencerenin önünde otururken yanına falcı bir kadın gelir.Ona bütün derdini anlatır.Bu falcı kadın da hemen hükümdara anlatır olanları.Hükümdar haberi alır almaz adamlarına Zengi’ye gitmelerini emreder.Adamları Keşiş’i saraya getirirler.Hükümdar Keşiş’i dinlemeye başlar .Aslı’yı evlatlık olarak aldığını söyler Keşiş. Hükümdar ve Keşiş ,Aslı ile Kerem’i nişanlarlar.Keşiş kızını nişanladıktan sonra kaçmaya karar verirler.Keşiş köyünden kaçar. Bunu gören ,duyan köylüler de kaçmaya başlarlar. Keşiş’in kaçtığını duyan Kerem ,adamlarla Zengi köyüne gelirler ama kimsecikleri göremezler.Kerem Aslı’yı aramaya başlar ama nafile…Kerem ve adamları bir şey bulamayınca saraya geri dönerler. Kerem Aslı’nın aşkından kendini bitirir,helak olur. Tedavi etmeye çalışanlara sazla bir şeyler söyler,kimse de bir şey anlamıyordur.Kerem daha fazla dayanamaz, Sofu’yla birlikte Aslı’yı aramaya karar verir.İki arkadaş yola çıkarlar.Yolda giderlerken üstü dumanlı Süphan Dağı’na rastlarlar.Kerem sazıyla dağa bir şeyler söyler ve dağda hiç duman kalmaz.Sofu ile Kerem bir süre sonra Aslı’nın geldiğini düşünerek Zengi köyüne tekrar varırlar.O sırada bir kız görür Kerem ; Aslı zannederek yanına gider ama o değildir.Kıza Aslı’nın nereye gittiğini sorar. Kız da Hoy’a gittiklerini söyler. Sonra Kerem ve Sofu, Aslı’yı bulmak için vardıkları yerlere Keşiş ve Aslı’nın nereye gittiğini sorarlar. Sordukları köylüler de farklı farklı yerleri söylerler.

Gence, Revan, Acuz, Ahıska, Orhon, Gürcistan, Kalbe, Kars, Otlu, Narman, Beyazıt, Bayat, Ürgüp,Van, Tiflis, Ahlat, Muş, Çanlı Kilise, Malazgirt, Pasinler Ovası, Uzun Ahmet, Onluk Kalesi, Hasan Kalesi ve son olarak Erzurum’a gider. Kerem bu gittikleri yerlerde köylülere: “Keşiş ve kızını gördünüz mü?” sorusunu yöneltir.Onlar da Kerem’i sürekli başka yerlere gönderirler.Kerem ve Sofu Erzurum şehrini gezerlerken Cafer Ağa hamamının önüne rastlarlar. Aslı’yı gören Kerem dayanamayıp ağlar.Aslı hemen oradan uzaklaşıp eve gelir. Ailesine olanları anlatır ve tekrar kaçmaya karar verirler.Bunu duyan Kerem’de peşlerine takılır.Gittiği yerlerin hepsine sorar ama bulamaz. Kerem artık dayanamayarak hasta olur. Üç ay yataktan kalkamaz.Biraz kendini toparladıktan sonra Aslı’yı bulmak için tekrar yollara düşer. Kerem dağa,taşa,ırmağa,ağaca Aslı’yı saz eşliğinde sorar.Köylülerin söylediklerine göre en sonunda Kayseri’ye varırlar. Yolda giderlerken bahçede üç kız görürler.Kerem kızlara Aslı’nın nerede olduğunu sorar, onlar da Kayseri’de orta mahallede oturduklarını,kızın annesinin dişçi ,babasının ise bekçi olduğunu söylerler.Kerem Sofu ile birlikte kızların söylediği yere gideler. Kerem, Aslı’nın annesinin dişçi olduğunu duyunca, Aslı’ya yakın olmak için annesine diş çektirmeye gider.

Kerem, Aslı’yı biraz daha fazla görmek için bütün dişlerini çektirir.Ağzı kanla dolar.Aslı bu kişinin Kerem olduğunu anlar ve oradan uzaklaşır.Kerem ,Aslı’nın peşinden gider.Aslı’yı tekrar bulur, o sırada Kerem Aslı’nın da ona böyle aşık olmasını içinden geçirir ve gerçekleşir.Aşıklar birbirlerine sarılırlar.Aslı Kerem’e buradan gitmesini, akşam birlikte kaçabileceğini söyler.Kerem akşam olunca Aslı’nın evinin önüne gelir ki o sırada Kerem’i ,Bey’in adamları ,Kerem ve Sofu’yu zindana atarlar. Bey,Kerem ile konuşmak için huzuruna çağırır.Kerem olanı biteni Bey’e anlatır.Bu davayı Hasene hanıma devreder.Artık o ilgilenmez. Hasene Hanım Kerem’in aşkına inanmak için Kerem’i gül bahçesine çağırır.Bahçede birbirinden güzel kızlar ve Aslı vardır.Kerem bahçeye geldiğinden Aslı’dan gözlerini ayırmaz. Bunu gören Hasene Hanım Kerem ile Aslı’nın aşkına inanır ve Kerem ile Aslı’yı evlendirmeye karar verir. Ama Keşiş buna izin vermeyerek yine kaçarlar.Kerem ,Sofu ve Bey’in adamları Keşiş ve Aslı’yı tekrar aramaya koyulurlar.

Sora sora en sonunda Halep’e varırlar.Halep’te Külhan Beyi’ne rastlarlar.Külhan Bey’i ,Keşiş ve kızının burada olduğunu ve onları kavuşturacağını söyler.Külhan Bey’i bu iki aşığı bir araya getirmek için bir koca karı tutar.Bu koca karı, Aslı’yı Kerem’in olduğu yere götürür ve aşıklar birbirlerine kavuşur.Bu mutlulukları uzun sürmeyip Halep Ağası Kerem’i zindana atar. Kerem , Aslı’ya olan aşkını anlatır.Halep Paşası ,Kerem’in bu kadar büyük aşkına karşın onları evlendirmeye karar verir.Keşiş’in de gönlü razı olur.Keşiş, kızının elbisesini kendisinin dikeceğini Paşa’ya söyler.Keşiş, bu elbiseyi sihirli düğmelerle yapar.Kızına da düğmelerin Kerem’in açmasını söyler. Akşam olur, evlenirler ve odalarına giderler.Aslı,Kerem’e düğmelerini açmasını söyler ve açarken Kerem birden küle dönüşür. Aslı feryada başlar. Bunu duyan Paşa’nın adamları hemen gelirler.Aslı olanları Paşa’ya anlatır. Paşa Keşiş’in yaptığına karşın ona türlü türlü eziyetler yapar. Kerem’in kül olup gittiği acıya dayanamayan Aslı, da küle dönüşür. Bu iki aşkın kahramanlarının cennette kavuştuğu söylenir.

Yandı Kerem Aslı Han’ın elinden
Seveceksen vefalı yar sev gönül
Her yar ateş almaz yârin külünden
Seveceksen vefalı yar sev gönül.

-SON-

Kahramanları:
Hükümdar
Kişisel Özellikleri: Kerem’in babası.Memleketi çok güzel idare edermiş,kimsenin hakkını kimsede bırakmazmış.
Fiziksel Özellikleri:Yer verilmemiştir.
Kerem
Kişisel Özellikleri:Aslı’ya aşık.Aşkı için acıyı göze alan bir delikanlı.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Hanım Sultan
Kişisel Özellikleri:Kerem’in annesi.Hükümdarın karısı.İyimser ve duygusal.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Keşiş
Kişisel Özellikleri:Aslı’nın babası.Aslı ile Kerem’in aşkına karşı çıkan kişi.Gaddar.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Keşiş’in Karısı
Kişisel Özellikleri:Keşiş’in karısı.Aslı’nın annesi.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Kara Sultan (Aslı)
Kişisel Özellikleri:Kerem’in sevdiği.Keşiş’in kızı.Kerem’in aşkı uğruna her şeyi göze aldığı kız.İyimser.
Fiziksel Özellikleri:Güzelliği göz kamaştırıyor.
Sofu
Kişisel Özellikleri:Kerem’in en yakın arkadaşı.Arkadaşçıl.Cana yakın.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Bey
Kişisel Özellikleri: Erzurum’un Beyi.Kerem ile Aslı’nın mani olan kişi.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Hasene Hanım:
Kişisel Özellikleri: Kerem’in davasına bakan kadın.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Halep Paşası
Kişisel Özellikleri: Kerem’i tutuklatan kişi.Gaddar.
Fiziksel Özellikleri: Yer verilmemiştir.
Külhan Bey’İ
Kişisel Özellikleri:Kerem ile Aslı’ya yardım eden kişi.Merhametli bir kişiliğe sahip
Fiziksel Özellikleri:Yer verilmemiştir.
Romanın Zamanı: Eski zamanlarda olduğu belirtilmiş fakat kesin bir tarih verilmemiştir.
Romanda Mekan
İç mekan:İsfahan’daki saray,hanlar,kahvehaneler ve zindan.
Dış mekan:
Sarayın bahçesi:Kuşların cıvıltısıyla ve çiçeklerin kokusuyla dolu bir yer.
Keşiş’in köşkünün bahçesi: Aslı’nın Erzurum’daki evi.
Zengi köyü, Hoy, Şuşi, Gence, Revan, Acuz, Ahıska, Şerki, Orhon, Gürcistan, Kalbe, Kars, Otlu, Narman, Beyazıt, Bayat, Ürgüp, Van, Tiflis, Ahlat, Muş, Çanlı Kilise, Malazgirt, Pasinler Ovası, Uzun Ahmet, Onluk Kale’si, Hasan Kale’si, Erzurum, Murat Irmağı, Nemrut Dağı,Tercan, Şeyin Deresi, Çine Beli, Sarılar, Aşkale, İrbit, Engünü, Ayaş, Kızılırmak, Yıldız Dağı, Sivas, Kayseri, Karadağ, Erciyes Dağı, Karapınar, Terküşe, Halep.

Roman İle İlgili Düşüncelerim: 

Beğendiğim yönü:Kerem’in canı pahasına aşkından vazgeçmemesidir.
Beğenmediğim yönü: Birbirlerine kavuşamadan ölmüş olmalarıdır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
1960 ve Sonrası Türk Hikayeciliği