Custom Search

Münazara Örneği (Teknoloji Zararlıdır / Yararlıdır)

11 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Adana Seyhan İlçesi Orhan Çobanoğlu Anadolu Lisesi öğrencilerinin münazara videosu ve metinleri aşağıdadır:

Tez: Teknoloji çevreye ve insanlığa zararlıdır.
Karşı Tez: Teknoloji çevreye ve insanlığa zararlı değildir.
1. Video:

2. Video:

Teknoloji Faydalıdır Diyen Grubun Metinleri:

1. Metin:

Öncelikle kim neyi savunuyor onu belirleyelim. Bunu anlamamız için teknolojinin tanımını yapmamız lazım.

Teknolojinin tanımını Türk dil kurumu şu şekilde yapmaktadır: “Teknoloji bilimden yararlanarak yeni bir ürün geliştirmek, üretmek ve hizmet desteği sağlamak için gerekli bilgi, beceri ve yöntemler bütünüdür, yeniliktir.

Tanımdan da anlaşılacağı üzere teknolojinin temelinde “bilim” ve “yenilik” vardır.  Siz teknolojiye karşı çıktığınızda bilime de yeniliğe de karşı çıkmış olursunuz.

Teknolojiye karşı   çıktığınızda siz yeniyi değil eskiyi en eskiyi savunmuş olursunuz.

Şimdi sınırlarımızı çizelim ve saflarımızı belirleyelim. Kimin neyi savunduğunu net bir şekilde orataya koyalım. Biz teknolojiyi savunarak bilimi, yeniyi ve yeniliği savunuyoruz. Siz ise teknoloji zararlıdır diyerek teknolojinin hiç olmadığı o ilkel çağları en eskiyi savunmaktasınız.

Şimdi arkadaşlar soruyorum size siz teknolojiye sırt çevirerek Atatürk’ün işaret ettiği muassır medeniyetler seviyesine nasıl çıkacaksınız?

Bir deha olan Atatürk o zaman şu sözü boşuna mı söylemiştir: “Zamanın gereklerine göre bilim teknoloji ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak şarttır.”

Bilimi ve teknolojiyi, Atatürk ilkelerinden biri olan İnkılapçılıktan çekersek bu ilkeden geriye ne kalır?

Siz bilime teknolojiye zararlıdır bahanesi ile sırt çevirdiğinizde “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” Hadis-i Şerifine ters düşmüş olmaz mısınız?

İrtica nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Eskiye dönüş, gericilik demektir. Siz bilime teknolojiye karşı çıktığınızda eskiye özlem duyduğunuzda irticacı konumuna düşmez misiniz?

Değerli Jüri üyeleri ve sevgili arkadaşlar, teknolojinin olmadığı dönemlerde acaba kaç farklı meselek dalı vardı bunu hiç merak ettiniz mi ben merak ettim ve teknolojiyi kullanarak araştırdım.

Çok detaylı araştırmalar yapmama rağmen toplamda sadece  18 farklı meslek dalı bulabildim. Bunlardan bazılarını söyleyim size

Bakırcılık,Bıçakçılık,Çarıkçılık,Çömlekçi,Esansçılık,Nalbantlık,Hasırcılık,Kaşıkçılık,Keçecilik,Kesecilik,Koşumculuk,  Saraçlık,Sedefkarlık, SedefçilikSemercilik,Tabaklık,Taş İşçiliği, Urgancılık, Zembilcilik, Çobanlık, Çiftçilik, Hayvancılık

Günümüzde ise sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte on binlerce meslek dalı var. Bakın sadece bilgisayarla ilgili tam 1512 farklı meslek dalı var. Artık gerisini siz düşünün.

Bugün şimdi teknoloji insanı mutsuz eder diyen siz arkadaşlarıma sorsam ileride hangi meslek dalını seçeceksiniz desem acaba kaçınız çoban olacağım der?

Sanmıyorum hiçbiriniz bunu demezsiniz, hepinizin gelecekle ilgili çok güzel hayalleri vardır, kiminiz webmaster olamak istersiniz, kiminiz yazılım uzmanı olmak istersiniz, kiminiz mühendis olmak istersiniz…

Bu mesleklerin hepsinin teknolojinin ürünü olduğunu hepimiz biliyoruz değil mi arkadaşlar?

Bir ömür boyu insanın gerçekten sevdiği bir mesleği yapması ne kadar güzel bir şey değil mi?

Her gün severek, mutlu bir şekilde işinize gittiğinizi hayal edin, işinizde kariyer yaptığınızı düşünün.

Eskiden acaba kaç çoban işine severek gidiyordu ve işinde kariyer yapıyordu?

Sevgili arkadaşlar,

Tarihte bilime teknolojiye karşı çıkanları düşünün Giordano Bruno’yu, evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söylediği  için Engizisyon mahkemesinde yargılayıp sapkın ilan eden ve Roma’da diri diri yakarak idam eden     Engizisyon mahkemelerini düşünün, ortaçağ papazlarını düşünün, Nemrutu düşünün sırf Dünya yuvarlaktır dediği için galileoyu ömür boyu hapse mahkum eden zihniyeti düşünün, Madde ve hareketten başka şey yoktur evrende” dediği için sokretesi sürgüne gönderen kiliseyi düşünün

Bir de insanlığı aydınlatan Edison’u düşünün, Newtonu , Einsteini ,  İbni sinayı, Farabiyi, Ali Kuşçuyu düşünün, düşünün arkadaşlar düşünün lütfen

Konuşmamın en başında söylediğimi tekrar söylüyorum şimdi saflarınızı belirleme zamanıdır siz hangi taraftasınız?

Bizim tarafımız bellidir, biz sadece odalarımızı aydınlatan değil aynı zamanda insanlığı aydınlatan Edison’un, yer çekimini keşfeden Newton’un Ali Kuşçunun Piri Reisin yanındayız.

Siz ise bilim adamlarını diri diri yakan Engizisyon mahkemelerinin ortaçağ papazlarının Nemrutun yanındasınız.

Değerli arkadaşlarım eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı. Saygılar…

2. Metin:

Bugün modern bir tıptan bahsebiliyorsak bunu teknolojiye borçluyuz. Bugün modern tıbbın insanlık için faydalarını saymaya kalksak günler haftalarca konuşmamız gerekir. Buna vaktimiz yok, ancak teknolojinin sağlık sektörüne getirdiği yeniliklerden birkaçına değinirsek ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Tabi eskiyi bilmeden yeniyi anlamak da imkansızdır.

Edebiyat dersinden arkadaşlarımız hatırlayacaktır, Ömer Seyfettin 36 yaşında şeker hastalığı nedeniyle komaya girerek gencecik, en verimli yaşında haytata veda etmiştir. Oysa bugün şeker hastalığı teknoloji sayesinde büyük oranda kontrol altına alınmıştır. Yani Ömer Seyfettin iki binli yıllarda yaşaydı bu hastalıktan dolayı ölmemiş olacaktı.

Siz Avrupa’da Kara Ölüm, Anadolu’da ise Kıran olarak bilinen tarihte yüzlerce değil, binlerce değil, on binlerce değil, yüzbinlerce hiç değil, 1 yıl içerisinde  çoluk çocuk, genç yaşlı demeden milyonlarca insanın ölümüne neden olan bu bulaşıcı hastalığı hiç duydunuz mu?  Duymuşsunuzudur elbet bu hastalık Vebadır arkadaşlar veba. 20. Yüzyılın başlarına kadar bu hastalığın nedeni anlaşılamamış, büyü, muska yapılarak hastalık tedavi edilmeye çalışılmıştır. 20. Yüzyılın başlarında gelişmiş mikroskoplar ve diğer teknoloji ürünleri   tıbbi cihazların gelişmesi ile öncelikle hastalık tanınmış ardından da koruyucu aşılarla çağımızda bu hastalık bitirilme noktasına gelmiştir. Çevremde bugün ben veba nedeniyle ölen birini görmedim işte bunu teknolojiye borçluyuz arkadaşlar.

Tabi bugün altınız kuru keyfiniz yerinde teknoloji sayesinde bir hastılığınız olduğunda soluğu son sistem teknoloji ürünleri ile donatılmış hastanelerde alıyorsunuz. Teknoloji zararlıdır ben hastaneye gitmeyim ilaçları almayım diyen eminim çıkmayacaktır içinizde. Ama eskiden teknolojinin hiç olmadığı dönemlerde insanlar çok çekmiş arkadaşlar çok, Ne hayaller yarım kalmış, ne sevdalar henüz baharındayken toprak olmuş, ne bebeler yetim kalmış sizin bunlardan haberiniz var mı?

Geçenlerde bir hafta sonu dişim apse yapmış, diş ağrısı çekenler bilir Allahım bu nasıl bir acı böyle, başımı duvarlara vurasım geldi. Sabahı edemedim gözüme bir damla olsun uyku girmedi. Pazartesi olduğunda doktora gittim tabi enfeksiyon olduğu için önce antibiyotik verdi onu kullandım ve ağrı büyük oranda  geçti, sonra da kanal tedavisi ile tümden sağlığıma kavuştum.

Eve gelince anneannem ah yavrum ah diye derin bir iç geçirdi ve “bugünkü gençler çok şanslı çoook” diye devam etti. Anneannemin gençlik yılları teknolojinin hiç uğramadığı bir dağ köyünde geçmiş.

Eskilerin yaptığı en iyi şey Mina Urgan’ın da dediği gibi anılarını anlatmaktır. Sıcacık evimizde bir taraftan çayımızı yudumlarken anneanem devam etti anlatmaya:

Bir gün hiç unutmam yavrum, 21 yaşındayım bir diş ağrısı tuttu  inancın olsun 5 çacuk doğurdum hiçbirinde bu kadar acı çekmedim.  Tabi doktor bilen kim? Akşamdan eşeğe bindik dedenle sabah hava ışırken kasabaya geldik. Semerci Kılçık Osman aynı zamanda diş de çekiyordu. Sabahın köründe adamı uyandırdık rica minnet derken adam kelpeteni aldı ve geldi. Bildiğin inşaat işlerinde kullanılan kelpeten aklında başka bir şey canlamasın. Adamı sabahın köründe  uyandırdık onun da mı hıncı oldu bilmiyorum dişimi değil de çenemi çekti sanki, iğne vurulmadan uyuşturulmadan çekilen bir diş, 3 köklü azı dişi…

Oracıkta bayılmışım yavrum. Bilmem kaç zaman sonra uyandırdı deden, sırtına yükledi beni ve köyün yolunu tutuk. Eve varınca anladım ki Kılçık osman yanlış dişi çekmiş yavrum. Ertesi gün tekrar gittik ve bu defa da çürük dişi çektirdik aynı şekilde. Adam kusura bakma bacım bile demedi. En çok da ona üzüldüm, içime battı yavrum.

Anneannem buna benzer çok daha fazla anısını paylaştı ve her cümlesinin sonuna “şimdiki gençler çok şanslı” “biz erken doğmuşuz” “bu devirde genç olmak varmış” gibi cümleler ekliyordu.

Arkadaşlar size teknolojinin faydasını anlatabilmek için dişiniz ağrıdığında sizi semerci osmana mı göndermemiz gerekiyor? Dişinizi uyuşturmadan kelpetenle mi çekmemiz lazım? Allah akıl vermiş bize ve aklın yolu da birdir. Oda teknolojinin faydalı olduğudur.

Ben teknolojinin faydasını  yıllarca böbrek  nakli bekleyen ve böbrek nakli yapılıp da sağlığına kavuştuktan sonra yüzünde adeta bir güneş gibi doğan o kız çocuğunun  gülümsemesinde gördüm.

Ben teknolojinin faydasını lösemili çocukların ilik nakli yapıldıktan sonraki sevinç çığlıklarında gördüm.

Ben teknolojinin faydasını , yakalandığı kanser hastalığının çekilen filmler sayesinde erken teşhis edilip tamamen sağlığına kavuşan henüz yeni anne olmuş genç kadının yavrusunu bu acımasız dünyada yalnız bırakmadığı için ona  sımsıkı  sarılışında gördüm.

Tüm bunları anlamak için sadece göz yetmiyor arkadaşlar yanlış anlamayın ama akıl da lazım.

Bunları göremeyen göze göz mü denir, bunları idrak edemeyen akla akıl mı denir? Teknolojinin tüm nimetlerinden faydalandıktan sonra burada ellerindeki ezber metinlerle oturup ahkam kesenlere vefalı mı denir?

Saygılar….

3. Metin:

17 Ağustos 1999 tarihinde  Gölcükte 18.373 kişi öldü: kim öldürdü  DEPREM

2. dünya savaşı sırasında 1945 yılında Hiroşima’da 140.000 kişi hayatını kaybetti kim öldürdü  tabiki ATOM BOMBASI

Bu kurban bayramında 122 kişi şehirler arası yolculuk yaparken hayatını kaybetti kim öldürdü Gözü kör olmayasıca ARABALAR

Adam karısına ve çocuğuna kurşun yağdırdı suçlu kim elbette teknolojinin son ürünlerinden olan SİLAH

Son zamanlarda kanser vakaları arttı, ne artırdı tabiki GDO’lu besinler

Denizler kirlendi deniz canlıları yaşayamaz oldu bunu kim yaptı tabiki petrol ve kimyasal maddeler

Ozon tabakası inceldi kim yaptı  fabrika bacaları

Ormanlar katledildi kim yaptı son sistem teknoloji ürünü olan motorlar

Görüldüğü gibi değerli jüri üyeleri ve sevgili arkadaşlar fail aramaya gerek yok her şeyin suçlusu teknoloji, neden mahkemeler kurulsun da çürük binalar yapan karpuzcu mütahitler yargılansın, suçlu deprem işte belli apaçık ortada.

Hiroşimada 140 bin kişiyi öldüren teknoloji işte bildiğimiz atom, yani o tekonolojiyi kullananlar değil.

Arkadaşlar şaka bir yana da gerçekten bunları sizin aklınız alıyor mu, bunlara inanarak mı geldiniz buraya yoksa sadece bir görevi icra etmek için mi?

Bakın zararlı olan teknoloji değildir teknolojiyi kötüye kullanan insanlardır. Teknoloji sadece bir araçtır. Teknolojiye zararlı demek olayların temelindeki gerçek nedenleri görmemek sadece olanlara yüzeysel bakmak denektir.

Sadece bu teknoloji için geçerli değildir. Bir şeyi çok abartırsanız ya da onu kötüye kullanırsanız o size zarar verir. Söz gelimi elma çok faydalı bir meyvedir ama siz bunu abartıp günde 100 tane yerseniz size zarar verecektir.

Örneğin Teknoloji ürünlerinden biri olan cep telefonlarını siz sadece gerektiği yerde gerektiği kadar konuşursanız neden zararlı olsun ki. Cep telefonları öldürmez aksine hayat kurtarır. Mesela az önce Gölcük depreminden bahsettim tam 131 kişi cep telefonu sinyalleri sayesinde kurtarılmış. Geçen haberleri izlediniz mi bilmiyorum bir dağa yolcu uçağı düşüyor 18 kişi uçak kazasında ölmüyor cprs sinyalleri   sayesinde hayatta kalan  yolculara ulaşılıyor ve son anda donmaktan kurtarılıyor.

Ancak siz telefonu günlük 8 – 10 saat kulağınızdan çekmezseniz az önceki elma örneğinde olduğu gibi tabiki zarar verebilir. Demek ki teknolojiyi doğru kullandığımızda bize zarar vermiyor bilakis faydalıdır.

Tabi teknolojiyi doğru kullanmanın yanında kimin kullandığı da çok önemli. Söz gelimi siz neşteri bir piskopatın eline verirseniz bir hayatı söndürebileceğiniz gibi aynı neşteri bir cerrahın eline verirseniz sönmekte olan bir hayatı kurtarabilirsiniz.

Şimdi sizin savunduğunuz şey budur. Siz sadece düz mantıkla neşter suçuludur, zararlıdır deyip işin içinden çıkıyorsunuz. İşte buna aklı salim hiçbir insan inanmaz. Biz diyoruz ki neşter örneğinde olduğu gibi teknoloji zararlı değildir, aksine doğru kullanılırsa faydalıdır.

Bu mantık ve örnek teknolojinin hemen hemen tüm alanlarında geçerlidir.

Dikakt edin hemen hemen diyorum, ben size teknolojinin faydalarının hepsini saymaya kalksam burada günlerce konuşmam gerekir, siz ise 3-5 örnekten öteye gidemezsiniz.

Bu kadar faydalı bir şeyin 3-5 olumsuz yanı var diye zararlıdır deyip hayatımızdan çıkarmamız mı gerekiyor? Nasıl ki ilaçların yan etkileri vardır diye ilaçlar kötüdür zararlıdır diyemiyorsak aynı mantık teknoloji için de geçerlidir.

4. Metin:

Sayın jüri üyeleri , sevgili arkadaşlar,

Tarihini, insanoğlunun geçmişte neler yaşadığını iyi bilmeyen insnalar bugünkü teknolojinin nimetlerini de anlayamaz. Bilindiği gibi İstanbul Fatih Sultan Mehmet öncesinde Türklerce defalarca kuşatılmış ancak alınanamıştı. Hz. Muhammetin “İstanbul’u fetheden komutan ne güzel komutandır, İstanbul’u alan asker ne güzel askerdir.” Hadis-i şerifi de İstanbulun önemini daha da çok artırıyordu.

Şu soruyu sormak gerekiyor, Fatih öncesindeki İstanbul kuşatmaları neden başarısız olmuştur? Az çok tarih bilen ve muhakeme gücü olan herkes bu soruya kolayca cevap verebilir. O güçlü surları yıkacak ateşli silahların olmaması.

İşte Fatih’in İstanbul kuşatmasını diğer kuşatmalardan ayıran en önemli farklardan biri Fatihin  o dönemin son teknoloji ürünü olan güçlü toplar kullanmasıdır.Fatih bu sayede İstanbul fethetmiştir.

Peki koskoca bir imparatorluk olan ve 3 kıtaya yayılan Osmanlı neden gerileme dönemine girdi ve en son yıkıldı. Bunun da en önemli nedenlerinden biri Avrupada gelişen teknolojiye ayak uyduramamadır.

Tarihten teknolojinin ne kadar hayati bir değere sahip olduğunu kanıtlayacak yüzlerce örnek verebilirim size yalnız fazla zamanımız olmadığı için örnekleri çoğaltmıyorum.

Tarih, derslerin içinde en hakiki derslerden biridir, tabi almasını bilene.

Biz tarihi sizin gibi sadece okullarda okutulan bir ders olarak görmüyoruz, biz aynı zamanda tarihten dersimizi aldığımız için teknoloji faydalıdır diyoruz.

Sevgili arkadaşlar, bilindiği gibi okullar akıllı tahtalarla donatıldı ve yakında her öğrenciye bir bilgisayar verilecek. Bunun için de milyar dolarlarca masraf yaptı devletimiz.

Yani ne diyorsunuz şimdi milyar dolarca masraf bize zarar vermek için mi yapıldı.

İlköğretim okullarına teknoloji ve tasarım diye bir ders getirildi, milli eğitim bu çocuklara zarar vermek için mi bu dersi getirdi?

Devlet her yıl Teknoloji araştırma ve geliştirmeye milyonlarca tl ödenek ayırıyor. Bu ödenek boşuna mı yani?

Sevgili arkadaşlar, şu ana kadar tarihten ve eğitimden bahsettik tarih dersi güzel hoş ama tarih dersindeki en büyük eksiklik tarihte yaşamış bireyin duygularını hayellerini acılarını gelecekten beklentilerini vermemesidir.

Bu noktada devreye türkülerimiz giriyor. Ne diyordu şair?

Ah bu türküler,
Köy türküleri
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni…
Ben türkülerden aldım haberi.

Ben de size bugün geçmişizde gidip de gelmeyenin, ölenin kalanının haberini türkülerden vereceğim ve günümüz teknoloji ile arasında bağ kuracağım.

Gurbet ellerde o gün için amansız bir hastalığa yakalanmış bir genç bakın nasıl haykırıyor:

Hastane Önünde İncir Ağacı (Annem Ağacı)
Doktor Bulamadı Bana İlâcı (Annem İlâcı)
Baş Tabip Geliyor Zehirden Acı (Annem Vay Acı)

Garip Kaldım Yüreğime Derdoldu (Annem Derdoldu)
Ellerin Vatanı Bana Yurdoldu (Annem Yurdoldu)

Bu nasıl bir haykırış ki yüzyılları, nesilleri aşıp bu günlere geliyor ve yüreğimizin taaa derinliklerine bir ok olup saplanıyor. Bu türküyü ne zaman dinlesem yüreğim burkulur, dolar gözlerim, ağlamaklı olurum. Belki de çok basit bir hastalığın yeterli teknolojinin olmaması nedeniyle teşhis edilememesi gencecik bir insanın ellerin yurdunda garip  kalıp ölümü beklemesine neden olmuş.

Çok bilindik başka bir türkümüzde ne diyor yeni gelin olmuş genç kızımız şimdi de ona kulak verelim:

Annesinin bir tanesini hor görmesinler
Uçanda kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim
Babamım bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse
Uçanda kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim

Belki de köyünden ilk kez dışarı çıkmış gencecik bir kızın yaban ellerde anne baba ve kardeş özleminin bir feryadı, haykırışı daha güzel nasıl dile getirilebilirdi? Bugün uzak diyarlara gelin giden genç kızlarımız yok mu elbette bugün de var. Bugünkü genç kızlarımız da elbette ailelerine özlem duyuyor ama özlemlerini telefonlarla, internet üzerinden görüntülü konuşarak gideriyorlar. Babanın atı olmasına gerek yok uzağı yakın eden son model teknoloji ürünü arabalar var, annenin yelkeni olmasına gerek yok, koca koca vaburlar, gemiler var. Kardeşlerin yollarını bilmesine gerek yok navigasyon var. Uçan kuşlarla haber göndermeye gerek yok teknolojinin son harikaları cep telefonları var, halini ahvalini bildirecek.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim

Teknoloji Faydalıdır Diyen Grubun Metinlerini İNDİRİN

Etiketler:

Yorumlar

  1. dxcvb dedi ki:

    ya süper ya buradaki fikirler münazara için işime çok yaradı gerçekten alkışlıyorum sizi

  2. Cevap veren dedi ki:

    İlk olarak teknoloji: birşeyi daha iyi daha hızlı daha verimli daha kullanışlı daha verimli yapma Girişimidir ve hayatımızı kolaylaştıran her şey teknoloji dir kağıt, kalem eskiden duvarlara taşla yazı yazarlamış bu artık kağıt ve kalemle kolaylaştı ve buda kağıt ve kalemin teknolojidir yani teknoloji nin yararları münazzarayı kazanır

    1. Zuhre dedi ki:

      Evet eskiden teknoloji yararlidi ama daha geliserek bunun iyi yanlari oldugu gibi gelistikce kotu yanlari artiyor bi bomba dusun bu bize iyi olark bi binanin insaattta yikilmasi saglaniyor ama bina bir mal o bomba sayesinde bir cok insan hayatini kaybediyor sence mal mi daha onemli can mi telefon cok buyuk icat cok isimize yariyor ama radyasyon insan sagligi jcin olumsuz sonuc olarak senin canin mi daha onemli rahat yasaman mi zaten canin olmazsa rahat ta yasayamazsino yuzden kezinlikle zarali oldugunu savunuyorum

  3. Enver dedi ki:

    Zararlıyı savunanlarınkini de koyar mısınız

    1. ali dedi ki:

      koydu zaten 3. ve 4. metin

    2. d dedi ki:

      valla yararı okuyunca fikrin değişir

  4. .fatmagül dedi ki:

    merhabalar siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olucam :*XOX

  5. ALPARSLAN KILIÇ dedi ki:

    TEŞEKKÜR EDİYORUZ İŞİMİZE ÇOK YARADI 😀

    1. Mustafa tunc dedi ki:

      Efsane bilgiler vat tesekkurler muş tan herkese selam olsun munazara lariniz iyi geçsin herkese basarilar:)

  6. zeykübila dedi ki:

    yaraları ve zaralarını istiom

  7. Ayşe dedi ki:

    Gayet güzel

  8. AKINCI dedi ki:

    Zararlarını da koyarmısınız??

  9. AKINCI dedi ki:

    Zararlarını da koyarmısınız???

  10. birisi dedi ki:

    zararlıyı savunan yok bize de zararları çıkmıştı.resmen kapak oldum bu laflara.acilen saldırıdan önce savunma gereklidir.onlar çoktan şimdi bu sitede araştırıyorlardır.hepimize kolay gelsin.benim ve herkesin gazası mübarek ola

  11. bahar demir dedi ki:

    bence zararlidir fakat yararlari da gozardi edilmicek kadar onemli

  12. Ayça dedi ki:

    zararlıdırı savunan grubu da koyar mısınız? Çok önemli bu hafta içinde münazaramız var da^^

  13. sanane dedi ki:

    yavv hhehhehehhe kullanırken kullanıyosubnuz sonrada yok zararlı yok öyle yok böyle

  14. İSMİM SENİ İLGİLENDİRMEZ dedi ki:

    Zararlarını da koyun bize munazara da zararları çıktı lutfennn

  15. SANANE dedi ki:

    Yaz zararları niye yok onlrn bizden farkı ne bana yararı çıksaydı burdakileri geçirirdim onlara göre hava hoş off off kesin kaybedeceğiz sağolun ÇÇOOoooKk yardımcı oldnz

  16. hüseyin kara dedi ki:

    Abi bize zararları düştü keşke yararları düşseydi 3. metindeki mantığı çok beğendim işimiz zor

Yorum Yaz