Custom Search

Ahmet Hamdi Tanpınar

27 Aralık 2012 tarihinde tarafından eklendi.

23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu. Kadı Hüseyin Fikri Efendi’nin oğlu. Baytar Mektebi’ni bırakarak girdiği Darülfünun-ı Osmani’nin (Bugünkü İstanbul Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi’nden 1923’te mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara‘daki liselerde öğretmenlik yaptı. Gazi Terbiye Enstitüsü’nde (Gazi Eğitim Enstitüsü) edebiyat dersleri verdi. 1933′ten sonra İstanbul’da Kadıköy Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisi’nde sanat tarihi ve estetik dersleri verdi. 1939′da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde yeni kurulan Türk Edebiyatı Kürsüsü profesörlüğüne getirildi. 1942 ara seçimlerinde CHP’den Maraş Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi, üniversitedeki görevinden ayrıldı. 1946 seçimlerinde tekrar aday gösterilmeyince bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptı. Güzel Sanatlar Akademisinde tekrar derse girmeye başladı. 1949′da da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne döndü. Bu görevdeyken 24 Ocak 1962’de İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Ahmet Hamdi TanpınarAdını ilk kez “Altın Kitap” dergisinde yayınlanan “Musul Akşamları” şiiriyle duyurdu. Dergah, Milli Mecmua, Hayat, Görüş, Ülkü, Varlık, Oluş, Kültür Haftası ve Aile dergilerinde şiirleri yayınlandı. Hece vezniyle yazdığı bu ilk şiirler, imge zenginliklikleri ve müzikal nitelikleriyle dikkat çeker. Edebiyat Fakültesi’nde öğrencisi olduğu Yahya Kemal Beyatlı‘dan çok etkilendi. Ama ilk eserlerinde Yahya Kemal’den çok Ahmet Haşim izleri görülür. Haşim gibi o da küçük yaşta kaybettiği annesinin yokluğundan duyduğu acıyı ve kendisini avutacak bir sevginin özlemini dile getirir. İçe dönük bir bakışla doğa ile iletişim kurmaya çalışır. Şiirinin bir başka yönü Bergson felsefesinden kaynanlanan zaman kavramıdır. Onun eserlerinde zaman, basit bir süreklilik değil, çok katlı ve karmaşık bir akıştır.

Ne İçindeyim Zamanın“, “Bursa’da Zaman” şiirleri bu olgunun örnekleridir. İlk romanı “Mahur Beste” 1944′te Ülkü Dergisi’nde yayınlandı. Osmanlı Devleti’nin son döneminde seçkin bir çevrenin yaşayışını sergileyen bu romanın ardandan, kendi yaşamından da izler taşıyan “Huzur” 1949′da basıldı.

HUZUR

Huzur, hem bir aşk hem de Tanpınar’ın İstanbul’a olan derin sevgisinin romanıdır. Estetik anlayışının, kültür birikiminin ve geçmiş kültürlere yaslanan yaşam felsefesini yansıttığı bu kitabı Tanpınar’ın en yetkin romanı sayılır. Romanda, Mümtaz ile Nuran‘ın aşkı çerçevesinde Doğu ile Batı, eski ile yeni, geçmişin değerleriyle var olan değerler, aşk ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışmayı ve bu çatışmanın doğurduğu bireysel bunalımları irdeler.

SAHNENİN DIŞINDAKİLER:

Cemal, 1920 yılında üniversite eğitimini tamamlamak için altı yıl sonra İstanbul’a döner. Hocası İhsan, ona Nasır Paşa‘nın hatıralarını yazma görevi verir. Bu arada Cemal’in gençlik aşkı Sabiha yaramaz bir adamla evlenmiştir. Bir süre sonra Cemal, Sabiha‘nın resmi altında ” Sahneye çıkan ilk Türk kadını “ yazısını okur. Zihni oldukça karışık olan Cemal, daha kötü bir haber alır. Nasır Paşa öldürülmüş, Cemal’in hocası İhsan da şüpheli olarak tutuklanmıştır. Artık sahnenin dışı da içi kadar karışık ve zor bir durumdadır.

Yapıtın Özellikleri ve Önemi

Ahmet Hamdi Tanpınar, Sahnenin Dışındakiler adlı romanında, Kurtuluş Savaşı öncesi ve sırasındaki İstanbul’un durumunu, orada yaşayan toplumun çeşitli katmanlarındaki insanlar üzerinden anlatır. Tanpınar, döneminin yazarlarının çoğunun yaptığı gibi savaşın sahnesi olan Anadolu’yu anlatmaz. Aksine İstanbul’u anlatarak bize sahnenin dışında neler olduğunu gösterir. I. Dünya Savaşı öncesindeki durum da dahil olmak üzere, harp sonrası İstanbul’u ve halkının umutsuzluğunu, toplumdaki ekonomik ve sosyal değişimi, Anadolu’da Kurtuluş Mücadelesi verilirken bu savaştan uzak ve hatta ona karşı durmuş bir şehir olan İstanbul’da yaşamanın ve bir şeyler yapmanın zorluğunu, işgal altındaki bir kentte başı dik durmaya çalışan aydınların geçirdiği zorlukları renkli bir şekilde aktarır.

1950′de Yeni İstanbul gazetesinde yayınlanan ancak ölümünden sonra 1973′te basılan “Sahnenin Dışındakiler” ile 1961′de basılan “Saatleri Ayarlama Enstitüsü“nde de iki uygarlık, iki değerler sistemi arasında bocalayan Türk toplumunun ironik tablosu çizilir. Ölümünden sonra plan ve notlarına dayanılarak bir araya getirilen ve 1987′de yayınlanan “Aydaki Kadın” da da aynı irdeleme vardır. Şiir, roman ve yazılarının yanı sıra İstanbul, Bursa, Ankara, Ersurum ve Konya kentlerini doğal, tarihsel ve kültürel yapılarıyla anlattığı 1946′da basılan “5 Şehir” önemli eserleri arasındadır.

  • Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Şiir Anlayışı İNDİR (Erdeniz SAYDAM)
  • Siz Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şu şiirini hala okumadıysanız üzgünüm ama büyük bir eksikliktir bu sizin için >>>Bir Adın Kalmalı Geriye

ESERLERİ 

ŞİİR: 

  • Bütün Şiirleri (1976-1981)

ROMAN: 

  • Mahur Beste (tefrika 1944 – basım 1975)
  • Huzur (1949-1983)
  • Sahnenin Dışındakiler (tefrika 1950- basım 1973)
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961-1977)
  • Aydaki Kadın (ölümünden sonra 1987)

ÖYKÜ: 

  • Abdullah Efendi’nin Rüyaları (1943-1983)
  • Yaz Yağmuru (1955-1983)
  • Hikayeler (Kitaplaşmayan iki hikayesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983)

DENEME: 

  • Beş Şehir (1946-2001)
  • Edebiyat Üzerine Makaleler (1969-1977)
  • Yaşadığım Gibi (1970-1977)

ANTOLOJİLER: 

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Kardelen – Animasyonlu Sesli Şiir